KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9712 E., 2025/4046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/458 D.İş, 2023/433 K.
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucunda 06.04.2021 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini,
müvekkilinin teminat dışı olması nedeniyle davacının bakıcı gideri talebinden sorumlu olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ödeme yapılmış olması halinde hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, faize karar verilmesi halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını,
davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 18.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.640,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına göre itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.07.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol tibia fraktürü bağlı olarak %9 oranında olduğu kabul edilmiştir. Ancak raporu düzenleyen heyette ortopedi uzmanı bulunmamaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evrakı getirtilip değerlendirilmek ve bizzat muayene edilmesi suretiyle, önceki tüm raporları da irdeler şekilde, davacının yerleşim yerine veya tedavi gördüğü yere en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten, davacının davaya konu kaza sonucunda oluşan arazları da değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun,
kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
3-Davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün, kontrolsüz şekilde yola çıkan davacıya çarpması suretiyle meydana gelen kazada; davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-c maddesinde düzenlenen yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmamaları veya buraları saygısızca kullanmamaları kuralını ihlal ettiği ifade edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak alınan kusur raporunda; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün çocuk parkı olan ve (T) kavşak olan bir yerde bunları dikkate alamayarak seyir hızıyla kavşağa girmesinin kazaya asıl etken olduğu ve bu nedenle araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52//a, 68/b ve 74.maddesinde düzenlenen kuralları ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-c maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir.
Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek ve varsa dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyası da getirtilmek suretiyle, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9712, K. 2025/4046, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama