KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9854 E., 2023/13998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/255 E., 2023/55 K.
- Dava tarihi
- 24.03.2015
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
1.214 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğu davacı bankanın kredi müşterisi...Madeni Yağ. Teks. Oto Yed. Par. İnş. San.
Tic.Ltd.Şti'nin kredi borçlarını ödememesi üzerine borçlu şirket ve davalı ... hakkında icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinde borçlunun borçlarını karşılar mahiyette taşınır ve taşınmaz mallarının bulunamadığını, davalı ...'in borçlarını ödeyemez duruma geldiğinden alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile taşınmazlarını devrettiğini, yapılan devir işleminin muvazaalı bir işlem olduğunu,
taşınmazların değerlerinin çok altında bir bedelle devredildiğini ve yakın tarihte bir kez daha el değiştirdiğini belirterek davalı ...'in alacaklılarından mal kaçırmak maksadı ile diğer davalılara devretmiş olduğu 2 adet taşınmazın devir işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibari ile müvekkili hakkında kesinleşmiş bir alacağın olmadığını, tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için borçlu hakkında aciz vesikası alınması gerektiğini, müvekkilinin ...'e taşınmazlarını muvazaadan ari olarak satıldığını, yapılan satışların gerçek olduğunu, davalı ...'i tanımadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, yapılan satışlarda mal kaçırma gayesinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalılar adına dayanak gösterdiği icra dosyalarının kesinleşmediğini, kesinleşmeyen bir alacak için tasarrufun iptali davasının açılmasının mümkün olmadığını, dava tarihi itibari ile borçlu hakkında alınmış bir aciz vesikası (kesin veya geçici) sunulması dava şartı olup davanın esasa girmeden reddinin gerektiğini, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan taşınmazın satışının gerçek olduğunu, taşınmazın değerinde satın alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada sözü edilen icra takiplerinin kesinleşmediğini, borçlunun aciz halinde olduğunu ortaya koyacak her hangi bir bilgi ve belgenin olmadığını, müvekkilinin ...'den taşınmazları satın aldığını, davalı ...'i tanımadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.05.2016 tarihli ve 2015/359 Esas, 2016/447 Karar sayılı kararı ile; kötüniyeti ispatlanamadığından davalı ... hakkında açılan davanın reddine, taşınmazın satış tarihinde tapuda gösterilen değeri ile satış tarihindeki gerçek rayiç değeri arasında misli fark bulunduğundan İİK 283/2 Maddesi gereğince açılan dava bedele dönüştüğünden davacının ... 13.İcra Müdürlüğünün 2015/3061 ve ... 13 İcra Müdürlüğünün 2015/4553 sayılı dosyalarındaki asıl alacak ve ferilerini geçmemek şartı ile 594.393,00 TL'nin davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2016/14581 Esas, 2019/3925 Karar sayılı ilamı ile; "... Mahkemece, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile taşınmazın satış tarihinde gösterilen
değeri ile yapılan keşif sonucu satış tarihindeki rayiç değeri arasında misli fark bulunduğu İİK 283/2 Maddesi gereğince açılan davanın bedele dönüştüğünden takip dosyalarındaki asıl alacak ve ferilerini geçmemek şartı ile davalı ...'in taşınmazı devrettiği tarih olan 29.01.2015 tarihi itibari ile 594.393 TL'nin davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu ... İli, ... İlçesi ,...Mah.
11490 Ada 13 Parsel deki taşınmazı 15.01.2015 tarihinde davalı ...
Tacire davalı Borçlu... tarafından üzeninde 09.07.2008 tarihli 420.000,00 TL bedelli Halkbankası lehine ipotekli olarak 35.000,00 TL bedelle devredildiği, bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 213.310,00 TL olduğu,29.01.2015 tarihinde davalı 3. kişi Muratcan tarafından davalı ...'ya 40.000, 00 TL bedelle satın alındığı,bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 213.310,00 TL olduğu ,yine ... İli, ... İlçesi,...Mah.
11490 Ada 14 Parsel deki taşınmazı 15.01.2015 tarihinde davalı ...
Tacire davalı Borçlu... tarafından üzeninde 09.07.2008 tarihli 420.000,00 TL bedelli Halkbankası lehine ipotekli olarak 50.000,00TL bedelle devredildiği,bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 381.083,00 TL olduğu 29.01.2015 tarihinde davalı 3. kişi Muratcan tarafından davalı ...'ya 50.000, 00 TL bedelle satın alındığını bilirkişi raporunda satış tarihindeki gerçek değerinin 381.083,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.Taşınmazların 15.01.2015 tarihinde davalı 3. kişi Muratcan'a satış tarihinde taşınmazların tapu kayıtlarında 420.000,00 TL Halkbankası lehine ipotek yüklü olarak devredildikleri,
ipotek bedelleri göz önüne alındığına bedel farkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan 07.04.2016 tarihli Halk Bankası yazısında 16.01.2015 tarihinde Davadışı ... tarafından 304.000,00 TL yatırılarak kapatıldığından ipoteklerin fek edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı Murat bedelin kendi tarafından ödendiğini ve davadışı ...'ın arkadaşı olduğunu ileri sürmektedir.Ödemeye ilişkin davalı tarafın delilleri toplanarak ve ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte ödeminin davalı 3. kişi Muratcan tarafından yapıldığının anlaşılması halinde davalı ...'ın kötüniyetininde ispat edilemediğine göre davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'den kötüniyetli olarak satın aldığı ispatlanamadığından davanın reddine, davalı ...'in de dava konusu taşınmazı davalı ...
Çiftçi adına kayıtlıyken 15.01.2015 tarihinde 50.000,00-TL bedelle devraldığı, taşınmazı devraldığı tarih itibariyle taşınmaz üzerinde 09.07.2008 tarihinde Halk Bankası lehine konulmuş, 420.000,00-TL bedelli ipotek olduğu, bilirkişi raporunda devir tarihi olarak tespit edilen bedelin 381.083,00-TL olduğu, Halk Bankası'na yazılan müzekkere sonucu 16.01.2015 tarihinde dava dışı ... tarafından 304.000,00-TL yatırılarak ipoteklerin fek edildiği, davalı ...'ın dava dışı ... ile tanıştıkları, ...'un davalı ...'ın babasının yanında çalıştığı, ipotek bedelinin davalı ... adına ödendiği,
o hâlde taşınmazın ipotek bedeli + satış bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki bilirkişi tarafından tespit olunan bedeli arasında misli fark oluşmadığı, davalı ...'ın kötü niyeti de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu... ...tarafından ...'e, sonrasında ...'e devredilen dava konusu taşınmazların, birbirlerine çok yakın tarihlerde değerlerinin oldukça altında bir bedelle devredildiğini, taşınmazların devir işlemlerinin bağışlama hükmünde olduğunu, ipotek fek bedeli üzerinden hesaplanan devir bedelinin hatalı incelendiğini, ticaret işi ile uğraşan ... tarafından taşınmazların olduğu değerinden (bilirkişi raporunda hesaplanan değerlerinden) çokça fazla bir bedele ödeme yapıldığının düşünülmesinin hatalı olduğunu, dava dışı ... tarafından yatırılan ipotek fek bedellerinin davalı ... adına yapıldığının belli olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9854, K. 2023/13998, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama