KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10762 E., 2026/1676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/647 E., 2024/931 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yenişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/473 E., 2022/446 K.
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince 03.09.2024 tarihli ek karar ile HMK'nın 362/g maddesi gereğince temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 19.03.2018 tarihinde ... Motorlu Taşıyıcılar Koop.ne ait olan çekiciden yola dökülen motor yağının etkisiyle davacıların murisi ...'in direksiyon hakimiyetini kaybederek karşıdan gelen dava dışı ...'nin kullanmış olduğu araçla çarpışması sonucu ... ile araçta bulunan babası ...'in hayatını kaybettiği ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, maddi ve manevi zararlardan dolayı ...
ASHM'nin 2018/235-397-468 sayılı dosyaları ile kusurlu oldukları tespit edilen ...
Motorlu Taşıyıcılar Koop. ... ve sorumlu sigorta şirketine dava açıldığını, ilgili kurum ve kuruluşların kusurlu olduğu belirtir ATK raporunun dosyaya ibraz edildiğini, bu sebeplerle müteveffa ... vefatı sebebi ile eş ... için 10,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, ... için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, ... için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, torun ... için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, müteveffa ... vefatı sebebi ile eş ... için için 10,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 10,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, anne ... için 10,00 TL maddi,
50.000,00 TL manevi, kardeş ... için için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, kardeş ... için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, kardeş ... için 10,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, tazminatların kaza tarihi olan 19.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Kaymakamlığ vekili cevap dilekçesinde; davacıların davası haksız ve yersiz olup reddi gerektiğini, öncelikle hak düşürücü süreler ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, ilgili kurum ve kuruluşların genişletilmiş ATK raporunda %85 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ATK'nın Jandarmaya kusur atfedildiğine yönelik iddiaların gerçek dışı olduğunu, Bursa Valiliği ve Yenişehir Kaymakamlığının Jandarma Genel Komutanlığı vekillerine yapmış olduğu dava takip ve yetki devrini ekte sunduklarını ve husumet itirazında bulunduğunu, bu sebeple davacıların haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilince husumet yöneltilen Yenişehir Kaymakamlığı yerine 13.01.2022 tarihli dilekçe ile husumetin Jandarma Genel Komutanlığı'na yönetildiğini, 2918 sayılı KTK'nun 7/a maddesinde; Karayolları Genel Müdürlüğü'ne, yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak görevleri verilmiş bulunduğu, davacıların istemi yönünden kazanın vuku bulduğu mahaldeki yolun sorumluluğunun belediye, özel idare veya karayolları genel müdürlüğünden hangisine ait ise husumetin ona yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK Trafik İhtisas Daresi’nin 27.05.2021 tarihli raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalı idare personelinden kaynaklanan kazaya neden olacak bir kusur bulunmadığı,
dava dilekçesinde davacı tarafça delil olarak gösterilen, mezkur ATK raporunda da davalı idare personeline izafe edilen bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.10.2022 tarih ve 2021/473 - 2022/446 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 03.09.2024 tarihli ek karar ile HMK'nın 362/a maddesi gereğince temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf kararının kesin nitelikte olduğuna dair kabulünün yerinde olmadığını, yerel mahkemece ön inceleme yapıldıktan sonra keşif, bilirkişi incelemesi ve delillerin toplanılması aşamasına geçilmeden dosya üzerinden doğrudan pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının meydana gelen olay nedeniyle kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, hesap bilirkişisi tarafından yapılacak olan hesaplama ve ıslah edilecek olan miktarın temyiz sınırını aşacağını,
talep konusu alacak miktarı tam olarak belirli hale gelmediğinden verilen kararın kesin nitelikte bir karar olduğunu kabul etmenin isabetsiz olduğunu, dava değeri temyiz sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığından bahisle kararın miktar itibariyle kesin olduğu ve temyiz başvurusunun reddine karar verilmesinin hak arama hürriyetini kısıtlayacağı gibi belirsiz alacak davasının özüne de aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemesince 03.09.2024 tarihli ek kararla " HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince verilen ve incelemeye konu edilen dairemizin 30.04.2024 tarihli ilamı ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararı onanarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ayrıca dava değeri temyiz sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı da anlaşılmakla miktar itibariyle kesin niteliktedir.
HMK'nun 366. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 346. maddeye göre; kesin nitelikteki bir karara karşı kanun yoluna başvurulursa, kararı veren mahkemenin dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir." gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacılar tarafından belirsiz alacak talepli dava açıldığı ve davacıların zararının henüz belirlenmemiş olduğu göz önüne alındığında, mahkeme kararının kesinlik sınırı altında kaldığından söz edilemeyeceğinden temyiz başvurusunun reddine dair verilen 03.09.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kazada sorumluluğun davalı kurumda olmadığının belirlenmiş olmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10762, K. 2026/1676, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama