KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10961 E., 2025/15358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/40 - 2021/383
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından sigortalanan, davalının maliki olduğu aracın ehliyetsiz olan .. yönetiminde iken tek taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazadan dolayı oluşan zarar bedelini davacının üçüncü kişiye ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle oluşan tazminat bedelinin davalıdan rucuen tahsili gerektiğini, borçlu hakkında Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2011/4161 Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını ancak davalının borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu belirterek, itirazın iptali ile davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKE KARARI
Mahkemenin 18.02.2014 tarihli 2012/245-2014/56 sayılı kararıyla, kazaya karışan aracın davalı tarafından dava dışı ...'a haricen satılarak zilyetliğinin devredildiği, aracın kazaya neden olan dava dışı ..tarafından kullanılmasında davalının kastının ya da ağır kusurunun bulunduğunun davacı ... tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2016 tarih ve 2014/12772 - 2016/1036 sayılı kararıyla somut olayda aracın satışı resmi şekilde yapılmadığından, davacının davalıya rücu hakkı olduğunun kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; bozmadan önce 26.11.2013 tarihli duruşmada davacı vekiline rücuya konu ödeme belgesini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verildiği ve kesin süre içinde davacı vekilince belgenin dosyaya sunulmadığı, bu itibarla davacı ... şirketinin rücuya konu ödemeyi yaptığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; daha önce mahkemeye birden fazla kez ödeme belgesinin sunulduğunu, hatta dekontun aslına ulaşılabilmesi adına 23.12.2013 tarihli beyan dilekçelerinde de görüleceği üzere "Ayrıca ilgili dekont aslının .. Bankası .. Bölge Müdürlüğü'nden istenmesi için sunulu dekont örneği de eklenerek ilgili kuruma müzekkere yazılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde dekontun aslının istenilmesi yönünde de taleplerinin olduğunu, kararın hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu üçüncü kişilere ödenen maddi tazminatın itirazın iptali yoluyla rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili, sigortalı aracın malikinden, sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olarak araç kullanması nedeniyle araçta bulunan yolcuların yaralanması ve ölümü nedeniyle hak sahiplerine ödediği bedel için rücu talebinde bulunmaktadır.
Mahkemece, aracın haricen satılarak zilyetliğinin devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2016 tarih ve 2014/12772 - 2016/1036 sayılı kararıyla, olayda aracın satışının resmi şekilde yapılmadığından, davacının davalıya rücu hakkı olduğunun kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Dosya içerisinde mevcut olan dava konusu Fethiye 2. İcra Müdürlüğü' nün 2011/4161 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; sigortalı araçta yolcu olarak bulunan ..'nın yaralanması nedeniyle davacı tarafça ödenen 3.000,00 TL ile yolcu ..'ın ölümü nedeniyle hak sahiplerine davacı tarafça ödenen 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilinin talep edildiği görülmektedir.
Dosyada davacı tarafça ..'ya 10.10.2008 tarihinde 3.000,00 TL bedelli banka ödeme dekontu bulunduğu, ..'ın anne ve babasına da " ibraname ve makbuz" başlıklı belge ile 3.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin davalının da itirazının bulunmadığı ibranamenin bulunduğu ve 05.10.2001 tarihli banka dekontu ile de söz konusu ödemenin yapıldığı anlaşılmakla iş bu rücu davasının belirtilen iş bu deliller kapsamında değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10961, K. 2025/15358, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama