KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11416 E., 2025/2221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/416 E., 2024/113 K.
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 22.04.2014 tarihinde tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'e devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2019 tarihli ve 2016/545 Esas 2019/308 Karar sayılı kararıyla, bedel farkı ve tanışıklık olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/2516 Esas 2021/1602 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.05.2022 tarihli ve 2021/25754 Esas, 2022/7852 Karar sayılı ilâmı ile; "... Somut olayda, dava konusu taşınmaz 22/04/2016 tarihinde davalı ... tarafından tapuda 30.000,00 TL bedel ile satın alınmıştır. Üzerinde Urla Tarım Kredi Kooperatifinin, ..., Sultan ... Yurt ve davacının haczi bulunmaktadır.
Mahkemece, bu takiyadatların miktarları olarak ...’ın 07.06.2021 tarihli müzekkere cevabında belirttiği (ödenen kredi miktarı olarak belirtilen) 650.000,00 TL esas alınmıştır. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerini 1.650.786,00 TL olarak belirlemiştir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda tasarruf tarihi 22/04/2016 olduğu halde 20.10.2016 dava tarihi 05.12.2016 olmasına rağmen 18.10.2018 olarak açıklanmıştır.
Şu halde, bilirkişiden 22.04.2016 itibari ile taşınmazın rayiç değeri tesbit ettirlerek, ...'ın 24.06.2016 tarihli cevabında kredi borcu olarak 309.678,51 TL bildirimde bulunulduğu da dikkate alınarak anılan bankanın 22.04.2016 tarihi itibari ile kredi borcunun ne olduğunun açıklığa kavuşturulmasından sonra ivazlar arasında öremli oransızlık olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir iken Derece Mahkemelerince, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonunda ivazlar arasında oransızlık olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekçede matematiksel hata yapıldığını belirterek kararın bu kısmının düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde, edimler arasında bedel farkı olmadığını ,müvekkili tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığından, davacı vekili ve davalı ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11416, K. 2025/2221, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama