KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12937 E., 2025/15166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1099 E., 2021/1140 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 08.05.2018
- Sayısı
- 2016/3 89... /257 Karar
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Yayıncılık ve İletişim Tic.
A.Ş.'nin yayın sahibi, davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ...'nde ve gazetenin internet sitesinde 26.01.2014 tarihinde "Nato'nun ebedi kuklası El Kaide" başlığıyla kaleme alınan yazı nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, dava konusu yayın nedeniyle dava dışı yazı işleri müdürleri ve tüzel kişi temsilcisi hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, yazıda somut olgu isnat edildiğini, eleştiri ve basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığını,
5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yazıda basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazıda davacının bir terör örgütünü finanse ettiğinin belirtildiği, bu isnadın davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 26.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; hüküm özetinin gazetede yayımlanma talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bir terör örgütü ile bağlantısının olduğuna dair isnadın görünür gerçekliğe uygun olmadığı, davacı hakkında kullanılan ifadelerin değer yargısı olmayıp somut olgu isnadı olduğu, hakaret niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, yazı ile ilgili hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiği, eylemin basın özgürlüğü sınırlarının aşılarak davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazı ile müvekkilinin masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, NATO hakkında kaleme alınan dava konusu yazıda müvekkili hakkındaki ifadelerin yayının özü ile ilgisinin olmadığını, saldırının ağırlığına göre hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu, siyasi kaygılarla kaleme alındığını, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, kısmen kabul yönünde verilen kararın tazminat miktarı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazıda El Kaide gibi terör örgütlerinin finanse edilmesine ilişkin kamuoyunu yakından ilgilendiren bir konunun ele alındığını, ifade özgürlüğüne üstünlük tanınması gerekirken bu noktada davacının kişilik haklarına üstünlük tanınmasının hatalı olduğunu; yazının görünür gerçeğe uygun olduğunu, yayın tarihinde davacının halen ABD'nin özel olarak belirlenen vatandaşlar listesinde bulunduğunu, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak miktarda olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ...'nde ve gazetenin internet sitesinde 26.01.2014 tarihinde "Nato'nun ebedi kuklası El Kaide" başlığıyla kaleme alınan yazı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, görünür gerçeğe uygun olmayan dava konusu yazıda sarf edilen ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 2023/3823-2025/5145 sayılı ve 2016/11582-2018/7252 sayılı kararları ile aynı veya benzer ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği yönünde verilen derece mahkemeleri kararlarının onandığı, dava konusu ifadelerin de emsal davalardaki dava konusu ifadelerle aynı dönemde hatta daha önce sarf edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davanın tümden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın onanması yönünde tezahür eden çoğunluk görüşüne iştirak edemiyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12937, K. 2025/15166, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama