KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/14968 E., 2025/13462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/509 E., 2024/709 K.
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekillerinin desteği ...’un 24.12.2015 tarihinde kullandığı araçta direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, kaza tarihinde aracın trafik sigortası bulunmaması nedeniyle davalının müvekillerine destekten yoksun kalma tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 500,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.02.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 290.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın ... tarafından sigortalandığını ve söz konusu poliçenin satış nedeni ile iptal edildiğinin tespit edildiğini, ancak anılan sigortacının sorumluluğunun devam ettiğini, kazada müteveffa sürücü alkollü olduğundan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mirasçılarının sürücünün kusuruna dayanarak tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığını, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli ve 2016/196 Esas, 2017/691 Karar sayılı kararıyla kazaya karışan aracın 18.12.2015-04.11.2016 tarihlerini kapsar şekilde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ... tarafından sigortalandığı ancak kaza tarihinden önce 03.12.2015 tarihinde aracın satılmasından dolayı poliçenin iptal edildiği ve kaza tarihi itibariyle sigortalı olmadığı,
destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak ve teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davacılar ... için 188.326,00 TL, ... için 36.888,00 TL, ... için 41.818,00 TL ve ... için 22.968,00 TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli ve 2016/196 Esas, 2017/691 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli ve 2018/137 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararı ile 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'la 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (2918 sayılı Kanun) yapılan değişikliklerin kaza tarihinde yürürlükte olmaması ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın da normlar hiyerarşisi gereği mevcut yasaya aykırı olamayacağı kuralı karşısında somut olaya uygulanamamaları nedeniyle davacı yanın talebinin teminat kapsamı dışında kaldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar
verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli ve 2018/137 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/2268 Esas, 2021/1958 Karar sayılı ilamı ile; davacılardan ... için 36.888,00 TL, ... için 41.818,00 TL ve ... için 22.968,00 TL maddi tazminata dair kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle bu davacılar yönünden davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilerek,
davacı eş ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise davaya konu kazanın 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları sonrası olduğu, davalı ...'nın sorumluluğunun kapsamının, 01.06.2015 yani trafik kazasından önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği, desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacı tarafın desteğin idaresindeki trafik sigortasız araç nedeni ile davalı kurumdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından,
yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/361 Esas, 2021/936 Karar sayılı kararı ile önceki karar gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.02.2024 tarihli ve 2022/(17)4-1131 Esas, 2024/75 Karar sayılı ilâmı ile mahkemece sorumluluk hukukunun genel ilkeleri, karayolları motorlu araçlar zorunlu malî sorumluluk sigortacısının Karayolları Trafik Kanunu’nda sınırları çizilen sorumluluk alanı ve 01.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların A.2 nci maddesinin (d) bendi, A.3 üncü maddesi, A.5 inci maddesinin (ç) bendi ve A.6 ncı maddesinin (d) bendi gereği davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece tek taraflı dava konusu kazada, müvekkillerinin tazminat talep hakkı olmadığı ve talebin teminat dışı olduğu belirtilmiş ise de yerel mahkemenin kararının birçok yönden hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihinin yapılan Kanun değişikliğinden önce olması nedeniyle Genel Şartlar’ın dava konusu olaya uygulanmasının mümkün olmadığını,
davacıların Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamasına göre işleten ve kazaya kusuru ile neden olan sürücünün mirasçısı sıfatı ile değil zarar gören üçüncü kişi olmaları ve zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesinin tarafı olmamaları ve üçüncü kişilerin haklarının korunması için 2918 sayılı KTK'nın 95 inci maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1484 üncü maddesi düzenlemesi gereğince zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının davacılar yönünden uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Gönderme Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.12.2024 tarihli ve 2024/4-817 Esas, 2024/735 Karar sayılı kararı ile yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik sigortasız aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra, mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.
Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesinin davacılar ... için 188.326,00 TL, ... için 36.888,00 TL, ... için 41.818,00 TL ve ... için 22.968,00 TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tam kabulüne ilişkin ilk kararının Bölge Adliye Mahkemesi istinaf incelemesinden geçmesi sonucu verilen istinaf başvurusunun esastan ret kararının Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/2268 Esas, 2021/1958 Karar sayılı ilamı ile davacılardan ... için 36.888,00 TL, ... için 41.818,00 TL ve ... için 22.968,00 TL maddi tazminata dair kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle bu davacılar yönünden davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verildiği, davacı ... yönünden ise bozulduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar ..., ... ve ... yönünden davalı tarafın temyiz istemleri miktar yönünden reddedilmiş olup böylelikle anılan bu davacılar yönünden hükmün ... için 36.888,00 TL, ... için 41.818,00 TL ve ... için 22.968,00 TL olarak kesinleştiği açıktır. O halde, mahkemece anılan bu davacılar yönünden hükmün kesinleştiği gözetilerek yeniden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken anılan davacıların usuli kazanılmış haklarını zedeleyecek şekilde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacılar ..., ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/14968, K. 2025/13462, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama