KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2093 E., 2025/8539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/75 D.İş, 2024/78 K.
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.2021 tarihinde davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olan davacının yaralanarak %12 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, miktar ve maluliyet yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davalıya 02.03.2023 tarihinde yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihiden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, zira usulüne uygun olarak alınmış bir maluliyet raporunun sunulmadığını, başvuruya sunulan raporun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğini, başvuranın Erzincan'da ikâmet etmesine karşın raporu düzenleyen kurumun Trabzon'da bulunduğunu, iyileşme süreci tamamlanmadan düzenlendiğini, aldırılan medikal raporda maluliyet oranının %4 olarak belirlendiğini, davacının kaza anında emniyet kemerini takmadığını, koltuk kapasitesi 5 kişi olup kaza esnasında 6 kişinin seyir halinde olduğunu, hatır taşıması indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması ve yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruya sunulan maluliyet raporunda %12 oranında sürekli iş göremezlik bulunduğunun tespit edildiği, davalının sunduğu medikal raporda ise oranın %4 olarak belirlendiği, yargılamada 3 hekimden alınan raporda ise mevcut belgelere göre engel oranının %0 olarak belirlendiği, ve başvuranın ikametine en yakın bir üniversiteye müracaatla ortopedi ve fizik tedavi, plastik cerrahi, göğüs hastalıkları kliniklerine müracaatla muayene edilerek yapılacak tetkiklerin gönderilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılacağının bildirildiği,
davacı vekilinin rapora karşı beyanında dosyaya sunulan raporda eksiklik olmadığını beyan ettiği, alınan bilirkişi heyeti raporunda başvuranda sürekli sakatlık oluşmadığının belirlendiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sunulan rapor içeriğinden arazlardan biri olan skarın vücut yüzeyinin %1'ini geçmeyen kleoid ve skar olduğu, geçerli yönetmelik ekindeki kılavuza göre skar için minimum vücut yüzölçümünün %1'inden az olduğu, yönetmelikte herhangi bir takdire mahal verilmediği ve buna bağlı herhangi bir sürekli maluliyet oluşmayacağı düşünülmüş ise de konunun teknik uzmanlığı gerektirdiği, raporu tanzim eden kurulda araza göre alanında uzman hekim olan cildiye ve plastik cerahın yer almadığı, yine skarın vücut alanına göre maluliyete neden olmadığı,
oluyorsa mevzuat kapsamında nedenini açıklar bir izah bulunmadığı, diğer yandan raporda solunumun hafif etkilenmesi nedeniyle %5 oran ilave edilmiş olduğu, ancak ilgili yönetmelikler uyarınca maluliyet tespiti için solunum testlerinin yapılması gerektiği, bunun yetersiz kalması durumunda ise kan gazi ölçümlerinin de gerekeceği ve hastanın belli sürelerde takibinden sonra durumuna göre %20'den başlayan oranlarda maluliyet belirleneceği, sunulan raporu tanzim eden heyette göğüs hastalıkları uzmanı bulunması gerektiği halde raporda bu esasların gözetilmediği gibi bu tetkiklerin de yapılmadığı,
itiraz aşamasındaki 2 aylık süre diliminde bu eksikliklerin giderilerek ve ardından aktüer raporu alınarak itirazları değerlendirme süreleri dikkate alındığında sunulan raporun usulsüz olduğu, giderilebilir bir eksiklik olarak kabul edilmediği, uyuşmazlık hakem heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken içinde cildiye ve göğüs hastalıkları uzmanı bulunmayan rapor ile maluliyet durumunun ispat edilemediği gerekçesiyle talebin esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, maluliyet raporuna ilişkin eksikliğin tamamlanabilir dava şartı olmadığı,
bu nedenle esastan ret kararı kaldırılarak usulden ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya sunulan raporun 7 farklı uzman hekim tarafından hazırlandığını, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik çerçevesinde bizzat muayene yapılarak düzenlendiğini, dosyaya sunulan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğunu, kabul edilmesini engelleyen bir eksilik bulunmadığını, davalıya tahkim öncesi yapılan başvuruya cevap verilmediğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, incelemenin detaylı olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 23.12.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2093, K. 2025/8539, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama