KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2352 E., 2025/8504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/102 E., 2024/103 K.
Karar Metni
1.469 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması ve bu aracın da geri geri gelen başka bir otobüse arkadan çarpması sonucunda 15.02.2021 tarihinde üç taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiş ve temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; müvekkilinin ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve davacının vergilendirilmiş geliri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına göre davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve davacının vergilendirilmiş geliri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması ve bu aracın da başka bir otobüse çarpması suretiyle meydana gelen üç taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına,tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan ... Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 16.01.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol tibia şaft kırığı ve pulmoner emboli arazlarına bağlı olarak toplamda %18 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının ve göğüs cerrahisi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın ...
Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile göğüs cerrahisi uzmanın da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı tarafından sigortalanan aracın sol şeritte seyrederken, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sağ şeritte seyri esnasında bu aracın sol yan kısmına çarpması ve bu aracın da banket üzerinde seyreden otobüse arkadan çarpması suretiyle gerçekleşen kazada davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a maddesinde şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlal ettiğinin ve bu tutanağının davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün beyanlarına istinaden tutulduğunun ifade edildiği görülmüştür.
Olaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; olaya ilişkin görüntü kayıtların incelendiği ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün şerit ihlali yaparak davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarptığı ve bu aracın da çarpmanın etkisiyle geri manevra yapan otobüse arkadan çarpması suretiyle meydana gelen üç taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve birinci kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a hükmünü ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu,
davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a hükmünü ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, otobüs şoförünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/b hükmünü ihlal etmesi sebebiyle ikinci kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ifade edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, üç taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/j hükmünü ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu bulunduğu aracın sürücüsü ile diğer araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, 3 aracın karıştığı trafik kazasında davacının araçta yolcu konumunda olduğu; kazanın "davalı tarafından sigortalanan aracın sol şeritte seyrederken, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sağ şeritte seyri esnasında bu aracın sol yan kısmına çarpması ve bu aracın da banket üzerinde seyreden (dava dışı) otobüse arkadan çarpması suretiyle gerçekleştiği"; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a maddesinde şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun;
ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna göre 1.kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a maddesinde şerit izleme ve değiştirme kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesinde hız kurallarına riayet etmemek nedeniyle tali kusurlu olduğunun.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücünün ve dava dışı otobüs sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacının yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunması, olayda 3 aracın karıştığı iki farklı kaza olduğunun ve ilk kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2352, K. 2025/8504, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama