KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5430 E., 2025/12525 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/87-2024/87
- Sayısı
- 2024/İHK-49996
- Sayısı
- K-2023/381796
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araç ile yapmış olduğu trafik kazası sonucunda, davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 322.736,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, 322.736,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.11.2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraz eden davalı ... vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 0 teknik faiz, prograsif rant yöntemi yerine % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, dosyaya sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun düzenlenmediğini ve bu yönetmeliğe uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden verilmemiş olduğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, kask/emniyet kemeri/ koruyucu tertibat kullanılmadığı, istiap haddi aşılarak seyahat edildiği, seyahate uygun olmayan yerde yolculuk yapıldığı,
alkollü/ehliyetsiz kişinin aracına binerek zararın artmasına neden olunduğu için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, öncelikle kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan sürücü konumundaki davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Sigorta şirketi davacıda kaza sonrası meydana gelen skar toplamının yönetmelik hükümlerine göre ortalama insan vücut alanının %1-9 unu kaplaması gerektiğini, ancak davacıda bu miktarda bir skar oluşmadığını bu nedenle sürekli maluliyetin olmayacağını belirterek itirazda bulunmuştur. Somut olayda hükme esas alınan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 26.10.2022 günlü raporunda davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekli cetveller hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporunda davacının muayenesi yapılarak yüzünden yaralandığı, alnında 6x0,5 cm skar dokusu oluştuğu, trafik kazası sonrası vücudunda oluşan yara izi (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının % 3 olduğu, yine sol el 3. parmak kırığına bağlı parmak hareket kısıtlılığı nedeni ile sürekli iş göremezlik oranını %5 olduğu,
toplam maluliyet oranının %8 olarak hesaplandığı belirtilmiş ancak yönetmelikte belirtilen, yara izinin vücut yüzeyinde kaplaması gereken oran ve sabit iz yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde cildiye/plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın üniversite
hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5430, K. 2025/12525, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama