KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/5399 E., 2025/8801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/314 Değişik İş, 2025/314 Karar
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.09.2011 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalının kaza nedeniyle davacıya eksik ödeme yaptığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 348.254,67 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını ve sorumluluğun sona erdiğini, kaza nedeniyle açılan soruşturma dosyasında davacının sigortalı aracın sürücüsü ile uzlaştığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun tanzim edildiği tarihte Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin geçerli olduğu ancak raporun geçerli yönetmeliğe uygun düzenlenmediği, bu suretle de usule uygun başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan mevzuata göre düzenlendiği ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/10056 Soruşturma sayılı dosyasında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden, ayrıca davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle hükmün gerekçesi değiştirilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede Dairemizce; Anayasa Mahkemesi kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki uzlaşma nedeniyle tazminat davası açılamayacağı bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, davanın kabulüne, 348.254,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle davalı şirketin sorumlu olduğu bakiye poliçe limitinin 158.254,67 TL olduğunu, limit aşılarak karar verildiğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, başvurunun usule uygun olmadığını, ödeme yapıldığı için faiz yönünden sorumluluklarının sona erdiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın kusuru nedeniyle yaralanıp maluliyeti oluştuğundan bahisle tazminat talebinde bulunmuş, dilekçe ekinde sunduğu ve hükme esas alınan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı’nın 16.09.2019 tarihli maluliyet raporu; kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiş, omurga arazı ve skar arazı nedeniyle başvuranın maluliyet oranının %19 olduğu belirlenmiştir. Ancak raporu düzenleyen heyette davacıda oluşan maluliyetle ilgili alanında uzman doktorların bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek, çelişkiyi gideren açıklamalara yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden (mümkün ise), mümkün değil ise davacının ikametgahına en yakın başka bir ...
Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden veya yetkili sağlık kuruluşundan davacıda oluşan arazların niteliğine uygun uzman hekimlerin (göğüs hastalıkları uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının/deri ve zührevi hastalıklar uzmanının) de içinde bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi Genel Şartları gereği sigorta şirketi, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı uğranılan maddi tazminatı poliçede belirlenen teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Bu durumda hakem heyetince kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olan davalı yönünden sorumlu olduğu poliçe limiti dahilinde maddi tazminata karar verilmesi gerekirken, poliçe limiti aşılarak karar verilmesi de hatalı olmuştur.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/5399, K. 2025/8801, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama