KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6646 E., 2025/9410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/686 Değişik İş – 2022/688 Karar
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.08.2021 tarihinde davalı ... tarafından kasko sigortası yapılan aracın trafik kazası sonucu oluşan hasarının ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.414,00 TL hasar bedeli ile 1.586,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, hasar bedeli talebini 100.707,78 TL'ye toplam talebini 102.293,78 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aracını yetkili servisten alarak aracın onarılmasına ve sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmesine engel olunduğunu, sigorta şirketinin sorumlu olduğu onarım bedelinin poliçe hükümleri dikkate alınarak anlaşmalı servis onarım maliyetinin tespiti suretiyle belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, bu nedenle yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, aracın onarılmadığını, hasarlı halde satışının yapıldığını, hasar tazmininin ne şekilde olacağının poliçede yazılı olduğunu,
buna göre onarım yetkili serviste yapılmaz ise hasar tutarının % 20'si oranında muafiyet uygulanacağını, sigortalının sigorta şirketinin parçayı tedarik etmesine izin vermemesi durumunda parçanın tutarının sigorta şirketinin tedarik maliyetini aşamayacağını, onarım faturası ibraz edilmediğinden gerçek zarar ilkesi gereğince Katma Değer Vergisi (KDV) talep edilemeyeceğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, ekspertiz ücreti talebinin yerinde olmadığını,
aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne 100.707,78 TL hasar bedeli ve 1.586,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 102.293,78 TL'nin 30.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; rapor ve itiraz üzerine alınan ek raporun ayrıntılı, teknik verilere dayalı, denetime elverişli bulunduğu, iskontolu miktarın kabul edilmesi karşısında hasar bedelinin poliçe genel ve özel şartlarına uygun belirlendiği, ekspertiz ücreti makul giderlerden olduğu kabulünün yerinde olduğu, uyuşmazlık kasko poliçesinden kaynaklandığından avans faizinin yerinde olduğu, vekalet ücretinin doğru belirlenmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmadığını, değişimi gereken parçaların kodları ve bedellerinin yazılmadığını, araç görülmeden düzenlendiğini, aldıkları ekspertiz raporu incelenmeden ve değerlendirilmeden sadece davacı tarafından alınan ekspertiz raporuna itibar edilerek hazırlandığını, tamiri mümkün parçaların tespit edilemediğini, gerçek zarar ilkesi ile bu durumun bağdaşmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede yer alan genel ve özel şartlar ile klozlar çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini, servis ile tamir ve bedeli hususunda anlaşmaya varıldığını,
ancak davacının aracını tamir ettirmeyerek servisten çektiğini, aracın bu hali ile satıldığını, bu durumda parça bedeli ve muafiyet hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu durumda % 25 tedarik iskontosu ve % 20 muafiyet tenzili yapılması gerektiğini, fatura ibraz edilmediğinden gerçek zarar ilkesi gereği KDV istenemeyeceğini, sigorta şirketinin tamire onay verdiğini temerrüde düşmediğini bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacının yaptırdığı ekspertiz ücretinin istenemeyeceğini, bu alacağın asıl alacak kalemleri içinde istenmesi ve avans faizi uygulanmasının da yerinde olmadığını,
avans faizi talebinin yerinde olmadığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kasko sigortası yapılan araçta oluşan hasar bedeli ile ekspertiz ücreti talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının talebinin kabulü ile 100.707,78 TL hasar bedeli, 1.586,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 102.293,78 TL tazminatın 30.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı .... vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Rapor ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken esas tazminata eklenmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle düzeltilmesi gerekmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının birinci bendinde yer alan; " ve 1.586,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 102.293,78 TL' nin" ibaresinin çıkartılmasına, ikinci bendinde yer alan "olmak üzere toplam 2.160,00 TL yargılama gideri" ibaresi çıkarılarak yerine "ve 1.586,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 3.746,00 TL yargılama gideri" ibaresinin eklenmesine,
3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının üçüncü bendinde yer alan "13.667,91 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6646, K. 2025/9410, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama