KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/6681 E., 2025/14326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/963 E., 2022/963 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-55029
- Sayısı
- K-2022/204553
Karar Metni
1.148 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 11.05.2017 tarihinde dava dışı araçla karıştığı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsü olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 197.605,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, kusur oranının tespiti gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/701 E. sayılı dosyasında düzenlenen adli tıp raporu müvekkiline ait tüm tedavi evraklarını incelenerek hazırlanmamış olup, dava dosyası müracaata kaldığı için bu konuda herhangi bir araştırma yapılamadığını, raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 11.05.2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda;davacının Sigorta Tahkim Komisyonu 2018.E.42755 esas sayılı dosya kapsamında yaptığı başvuru sırasında sunduğu 05.11.2018 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %8 olarak belirlenmiş, bu raporun yeterli görülmemesi üzerine söz konusu dosyada başvuran vekilinden ara kararla başvuranın ikametgah yerinden maluliyet raporu sunulması istenilmiş, raporun sunulmaması üzerine başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/701 Esas sayılı dosyası kapsamında ... Sigorta A.Ş.'ye karşı dava açılmış, bu dosya kapsamında düzenlenen 29.07.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin oluşmadığı belirlenmiş, söz konusu dosyada davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılma sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar 21.09.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Adana 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/14 Esas sayılı dosyası kapsamında aracın sürücüsüne karşı davacı tarafından dava açılmış, bu dosya kapsamında düzenlenen 09.07.2020 tarihli ... Üniversitesi ... Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporunda davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin %5 olduğu belirlenmiş, mahkemece bu oran hükme esas alınarak sürücü aleyhine tazminata hükmedilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine karar, 30.12.2024 tarihinde istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Eldeki dosyada davacı vekili başvuru dilekçesinde 09.07.2020 tarihli ... Üniversitesi ... Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporuna dayanarak başvuruda bulunmuştur.
Eldeki dosyada İtiraz Hakem Heyetince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyada mevcut diğer raporlar arasında çelişkiyi giderir nitelikte olduğu belirtilerek başvuranın maluliyetinin oluşmadığı gerekçesiyle davacının itirazı reddedilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti gerekçesinde Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunun diğer raporlar arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu raporun incelenmesinde 05.11.2018 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporu ve 09.07.2020 tarihli ... Üniversitesi ... Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporunun incelendiğine dair belirleme olmadığı görülmekle, bu haliyle söz konusu raporun çelişkiyi giderici nitelikte olduğundan bahsedilemez.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan gerekçeli, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Başvuran şahıs tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2018/7 01... /667 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Madde 30(14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulamayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır.
5684 sayılı Kanun Madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır."
HMK Madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK Madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."
HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir."
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6681, K. 2025/14326, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama