KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2006/11259 E., 2010/4342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; mağdure ...’a yönelik tasaddi ve kaçırma suçlarından mahkümiyetine, mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik ırz ve namusa tasaddide bulunma ve kaçırıp alıkoyma suçlarından ise beraetine dair, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2005 gün ve 2005/20 Esas, 2005/84 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı ve sanık müdafii taraflarından istenilmiş ve sanık müdafii tarafından incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 04.04.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
O Yer C.Savcısının temyizinin sanığın mağdure ...’a yönelik eylemlerinden dolayı kurulan beraet hükümlerini kapsamadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında mağdureler ..., ... ve ...’yı kaçırıp alıkoymaktan beraetine, mağdure ...’ı kaçırıp alıkoymaktan ise mahkümiyetine dair hükümlerin temyizen incelenmesinde;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde karada gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından, anılan noksanlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri ile delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilip, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılarak verilen mahkümiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O Yer C.Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdureler ..., ... ve ...’ın ırz ve namusuna tasaddide bulunma suçlarından kurulan beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan 765 sayılı TCK.nun 415/2. maddesinde belirtilen ırz ve namusa tasaddi suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu,
zamanaşımını kesen en son işlem tarihi olan sanığın sorgusunun yapıldığı 22.02.2005’ten itibaren inceleme günü itibariyle beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı ve davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık hakkında mağdure ...’ın ırz ve namusuna tasaddide bulunmaktan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK. nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın suç tarihindeki yaşı ile müdafiin 16.06.2005 günlü celsede lehe olan hükümlerin tatbikini istemesi hususları nazara alındığında, 647 sayılı Yasanın 6/2. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/11259, K. 2010/4342, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama