KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/10642 E., 2011/24778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Nitelikli zimmet ve sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda; ...'nın atılı suçlardan, ...'nın nitelikli zimmet ve sahtecilik suçuna iştirakten mahkümiyetlerine, ...'nın beraetine dair, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.04.2006 gün ve 2002/43 Esas, 2006/145 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ... ve ... müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre suç işleme kastı bulunmadığı ve olayın ortaya çıkmasını sağladığı anlaşılan sanık ... hakkında delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle zimmet ve sahtecilik suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İller Bankasından köy içi yolların yapılması için Aksaz Köyü hesabına aktarılan parayı bankadan çekip mal edinmek amacıyla köyün muhtarı sanık ... ile Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde inşaat sürveyanı olup emanet komisyonunda görev alan sanık ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 01.08.2001 ve 28.8.2001 tarihli sahte emanet komisyonu kararları tanzim ettikleri, bu kararlara istinaden düzenlenen ödeme evrakları ile sanık ...'nın bankadan çektiği paralardan 1.500.000.000 TL'sini Sineda firmasından alınacak parke taşlarının bedelini ödemesi, 300.000.000 TL'sini de köye geliş gidiş masrafı olarak sanık ... 'e verdiği, Latifin kendisine tevdii edilen parayı şahsi ihtiyaçlarında kullandığı, Mustafa'nın toplam 4.000.000.000 TL'sini ise özel hesaplarına yatırdığı, şikayet
üzerine başlatılan soruşturma sonrasında köy tüzel kişiliği hesabına aktardığı bu şekilde gerçekleştirdikleri eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 202/2,80,219/3. maddelerinde düzenlenen müteselsil nitelikli zimmet suçuna uyduğu, sahtecilik eylemlerinin ise bu suçun hile unsurunu teşkil ettiği, mahkemece lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki " sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle.
5237 sayılı TCK.nun 247/1-2 ve 43/1 maddelerine uyan zincirleme nitelikli zimmet suçu yanında 212. madde nazara alınarak 204/2 ve 43/1. maddelerine uyan zincirleme sahtecilik suçunu da oluşturabileceği ve buna göre karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 339/1, 59 ve 5237 sayılı TCK.nun 247/1-2,62,53 maddeleri, sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 339/1,65/3,59 ve 5237 sayılı TCK.nun 247/1,39,247/2,62,53 maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Kabule göre;
Sanık ...'nın, muhtar olan sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek eylemleri gerçekleştirdiği, 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesine göre bu sanığın azmettiren konumunda olduğu nazara alınmadan 765 sayılı TCK.nun 65/3, 5237 sayılı TCK.nun 39. maddelerinin uygulanması suretiyle noksan ceza tayini,
Oluşa uygun kabule göre 2 ayrı sahte komisyon kararı düzenleyerek zimmet ve sahtecilik suçlarını işleyen sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
5237 sayılı TCK.nun 61/5. maddesine aykırı olarak TCK.nun 39. maddesinin 247/2. maddesinden önce uygulanması,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/10642, K. 2011/24778, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama