KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2012/5380 E., 2013/3053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkümiyet
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zincirleme sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın görevi sebebiyle düzenlediği tutanakların sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında zincirleme zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık okul müdürünün okulda gerçekleştirilen faaliyetlerden elde edilen para üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunması karşısında, bu gerekliliğe aykırı olarak elde edilen gelirleri mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerini zimmet suçu olarak vasıflandıran mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden güveni kötüye kullanma suçu yönünden tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemlerinin okul kayıtları üzerinde yapılacak kabaca bir inceleme ile tespit edilemeyeceği, tanık beyanlarıyla mahiyet ve miktarının tam olarak ortaya çıkarılabildiği anlaşılmakla; zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek sadece zincirleme basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
.../... -2-
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK'nın 61/4-5 madde ve fıkrasına göre aynı Kanunun 247/1,43,248/1 maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Cezanın teselsül nedeniyle artırılması sırasında sonuç cezanın 1 yıl 13 ay yerine 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/5380, K. 2013/3053, 10 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama