KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2013/1872 E., 2014/7200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2014
- Tebliğname No
- 4 - 2011/788
- Mahkemesi
- Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 02/06/2010
- Numarası
- 2009/340 Esas, 2010/401 Karar
- Suç
- Tefecilik
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde tefecilik suçunun.
"Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, …" biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümü içerisinde yer aldığı, bu bölümünde topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu,
aynı Yasanın 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsur haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen “Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın son fıkrasındaki istisnalar dışında tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği,
bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu anlaşılmakla;
Müştekinin ve tanık C.. O..'ın aşamalardaki özü değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın borç para verip senet aldığına ilişkin tevil yollu savunması icra takip dosyasının kapsamı, para alışverişini gösterir banka dekontları ve sanık ile kendisinden para alan kişi arasındaki ilişkinin niteliği ve konumları gözetildiğinde bu nitelikteki paraların karşılıksız olarak verilmesinin olağan yaşam kurallarıyla örtüşmemesi karşısında; sanığa yüklenen tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu nazara alınmadan dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen yetersiz gerekçeler ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraet kararı verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2013/1872, K. 2014/7200, 30 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama