İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/14157 K.2024/2751

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı…

Esas2021/14157Karar2024/2751Tarih13 Mart 2024Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2021/14157 E., 2024/2751 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2017/4126 Esas, 2019/1027 Karar
Suç
Görevi kötüye kullanma
Hüküm
İlk derece mahkemesince kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2015/275 Esas, 2017/339 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.

2.Katılanlar vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2017/4126 Esas, 2019/1027 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri

Sanıkların olayda ağır kusurlarının bulunduğunu, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, aynı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen suçu işledikleri gerekçesiyle cezalandırılmalarının, atılı suçu işledikleri kabul edilmemekle beraber, suçun önem ve değeri ilkesine aykırı olarak sanıklara az ceza verilmesinin ve verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin usul ve yasaya ve kamu vicdanına aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.

B. Sanık ... Keskin Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşmalar sırasında beyanlarının ve sunmuş oldukları delillerin zabıtlara geçirilmediğini, bu yolla savunma haklarının kısıtlandığını, dosya kapsamında bulunan, sanıkların ve sağlık personellerinin herhangi bir kusuru bulunmadığı yönünde hazırlanan bilirkişi raporunun değerlendirmede hiç dikkate alınmadığını, yine İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun raporunda da sanıklara herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinin belirtildiğini, bu rapor ve dosyadaki tıbbi deliller doğru olduğundan raporun değerlendirmesine itibar etmenin hakkaniyet ve hukuk gereği olduğunu,

Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporunda ise bebeğin ölümü ile sevk edilmemesi arasında illiyet bağı kurulamayacağının belirtildiğini, diğer sanık tarafından bebeğin sevk edilmesi gerektiği konusunda sanık ...'ye bilgi verilmediğini, bu hususun duruşma tutanaklarına yansıyan beyanlarda açıkça belli olduğunu, ilgili mevzuat hükümleri ve Danıştay kararları gereğince hastanın sevk edilebilmesi için durumunun stabil hale gelmesinin yasal ve tıbbi bir zorunluluk olduğunu, katılanların tomografi çekildikten sonra sanık ...'nin yanına dönmeleri gerekirken eve gittiklerini, bu nedenle bebeğin sevkinin sağlanamadığını,

sanığın bir gecede 200'den fazla hastaya hizmet verdiğini, bu ağır çalışma koşulları altında sanığın konsültasyon için gönderdiği hastanın takibini yapmasının fiziken mümkün olmadığını, sanığın tüm tıbbi girişimleri dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirdiğini, tüm bu sebeplerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Hukuka ve usule aykırı kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

III. GEREKÇE

Dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun, 06.10.2016 tarihli ve 1521 Karar sayılı raporunun son bölümünde "KBB konsültasyonu sonrasında hastanın acil koşullarda ambulans ile bir üst merkeze sevk edilmesi sürecinin yönetilmesinde kusur olduğu ancak mevcut kayıtlardan bu kusurun kimden kaynaklandığının tespit edilemediği, konunun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı" şeklinde bir değerlendirmenin bulunduğu, yine sanık ...

Keskin'in aşamalardaki savunmalarında tutarlı bir şekilde olayda gerekli olan tüm tıbbi girişimleri yerine getirdiğini belirttiği ve bu hususun dosyadaki bilgi ve beyanlarla da uyumlu olduğu nazara alınarak, söz konusu rapor ve Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ'in 12/3. maddesi hükmüne göre, sorumluluğun hangi doktorda olduğunun tespit edilmesi sonrasında sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine yazılı şekilde hükümler kurulması,

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın giderilmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu gözetilerek,

sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, sübutu kabul edilen eylemler nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden,

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "Katılanların uğradığı maddi zararı giderdiklerine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kabule göre de;

Sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV.KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2017/4126 Esas, 2019/1027 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/14157, K. 2024/2751, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
  6. B. Sanık ... Keskin Müdafiinin Temyiz Sebepleri
  7. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
  8. III. Gerekçe
  9. Iv.karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14157
Karar No
2024/2751
Tarih
13 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/14158 K.2024/1991
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/14161 K.2024/3001
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/14164 K.2024/2979
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/14165 K.2024/2918
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/14165 K.2024/2002
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/14173 K.2024/2152

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.