KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/3033 E., 2024/10997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/145 Esas, 2016/165 Karar
- Suçtan zarar gören
- ...
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre Tarım ve Orman Bakanlığının sanığa yüklenen zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gördüğü, kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiş, bu itibarla tebliğnamedeki Tarım ve Orman Bakanlığına davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme hakkı tanınmadığından bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Korkuteli S.S. Akyar Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin suç tarihlerinde yönetim kurulu başkanı olan sanığın görevi bıraktığı 28.09.2011 tarihinde 48.767,55 TL kasa mevcudu olması gerekirken, 1.173,62 TL kasa mevcudu bırakarak aradaki 47.593,93 TL'yi uhdesinde tutmak suretiyle üzerine atılı zimmet suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda, fiili kasa mevcudunun denetleme tutanağında ve 28.09.2011 tarihli mizanda 1.173,62 TL olduğu ancak 2011 yılı Defter-i Kebir'in kasa hesabının bulunduğu 12. sayfasında mevcut 23.09.2011 tarihi itibarıyla 1656 yevmiye kaydı dahil olmak üzere 48.767,55 TL kasa mevcudu olması gerektiğinin, fiili kasa mevcudu bu miktardan düşüldükten sonra bakiye 47.593,93 TL'lik gerçek kasa açığının mevcut olduğundan bahisle sanık hakkında zimmet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması,
sanığın inkara yönelik savunmaları ile soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeter elverişlilikte olmaması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle sanık tarafından dosyaya sunulan savunmaya ilişkin ve/veya dosyada mevcut tüm fatura ve belge asılları ile faturaların kayıtlı olduğu defter ve belgelerin incelenmek üzere ilgili firmalardan temini, gerektiğinde faturaların düzenleme tarihlerinde firma yetkilisi olan ve savunmalarda adı geçen şahısların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması,
yapılan harcamaların gerçek olup olmadığının belirlenmesi, akabinde kooperatifin tüm defter, makbuz, bilgi ve belgelerinin temin edilmesi sonrasında, kooperatife ait defter, kayıt ve belgeler ile tüm dokümanların dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip; suç tarihleri arasındaki kooperatifin tüm gelirleri ve giderleri belirlenip, kasa ve banka mevcutları da gözetilerek karşılaştırılması, sanığın üzerine atılı zimmet iddiası yönünden savunmayı karşılar ve sorumluluğunu irdeler şekilde zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı,
varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/3033, K. 2024/10997, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama