İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/10005 Karar: 2025/10111 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/10005 K.2025/10111

5. Ceza Dairesi 2024/10005 E. , 2025/10111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2104 Esas, 2024/428 Karar SUÇ : Nüfuz ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenle

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/10005 E. , 2025/10111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2104 Esas, 2024/428 Karar SUÇ : Nüfuz ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenle

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/10005 E. , 2025/10111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2104 Esas, 2024/428 Karar SUÇ : Nüfuz ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2021/257 Esas, 2022/316 sayılı Kararı ile sanığın değişen suç vasfına göre zincirleme nüfuz ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 255/1-1, 2. cümlesi ile 43/1. madde ve fıkraları uyarınca 6 yıl 9 ay hapis ve 13.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/2104 Esas, 2024/428 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, kovuşturma aşamasındaki beyanında sanığın paranın verilmesi hususunda kendisine herhangi bir baskı kurmadığını beyan ederek irtikap suçunun icbar unsurunun bulunmadığını net olarak dile getirdiğine, nüfuz ticareti suçu için de herhangi bir yarar vaadi bulunmadığının sabit olduğuna, müvekkilinin trafik cezası kesme, kesilen cezayı iptal etme veya bununla ilgili görevli personele emir verme yetkisinin bulunmadığına, nüfuz ticareti suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin isnat edilen suçtan beraatine, aksi kanaatin hasıl olması halinde ise usulsüz yardım parası alma konusunda değerlendirme yapılarak görevi kötüye kullanma suçunun tartışılması gerektiğine, müvekkili hakkında gerekçelendirilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümleri tatbik edilirken de teşdiden uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Müvekkilinin, düzenlenen trafik cezalarının iptal edilmesi veya ortadan kaldırılmasına yönelik hukuka aykırı bir talepte bulunmadığına, sanıkla görüşme amacının araçları ile ilgili bilmediği eksiklikleri öğrenip onları tamamlayarak daha fazla idari para cezası düzenlenmesini engellemek olduğuna, sanığın kamu görevlisi olması sebebiyle müvekkilinin sanığa güvendiğine, sanığın müvekkilinin iradesini sakatlayarak çocuk okuttukları ve karakolun masrafları olduğu gerekçesiyle birden fazla kez müvekkilinden para aldığına, müvekkilinin nüfuz ticareti suçunu işleme kastının bulunmadığına, sanık hakkında irtikap suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken suçun kanuni tanımında yanılgıya düşülerek usul ve yasaya aykırı şekilde nüfuz ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın zincirleme nüfuz ticareti suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 255. maddesinde düzenlenen nüfuz ticareti suçunun bağlı hareketli bir suç tipini oluşturduğu, suçun oluşabilmesi için gördürülecek işin mutlaka haksız bir iş olması işi göreceğini söyleyen failin kamu görevlisi üzerinde nüfuzunun bulunması ve işi yapacak kamu görevlisinin belli olması ayrıca failin kamu görevlisi üzerindeki nüfuzunu kullanarak haksız bir işin gördürüleceği vaadinde bulunması, fail ile haksız işini gördürecek kişi arasında nüfuz ticareti anlaşmasının yapılması gerektiği, suçun tamamlanması için anlaşmanın yapılması yeterli olmakla birlikte failin menfaat temin edip etmemesinin bir öneminin bulunmadığı dikkate alındığında, somut olayda ilçe jandarma komutanı olan sanığın, aralarındaki hiyerarşik bağ nedeniyle trafik tim komutanları üzerinde nüfuzunun bulunduğu sabit ise de trafik tim komutanı olarak görev yapan şahısların beyanlarında, ilçedeki trafik denetimlerinin arttırılması, yerleri ve zamanları konusunda bir ay önceden oluşturdukları planları il jandarma komutanlığından onay almak suretiyle yerine getirdiklerini, planların oluşturulmasına dair taraflarına herhangi bir yönlendirme veya telkinde bulunulmadığını belirtmiş olmaları ve dosya kapsamında sanığın nüfuzunu kullanarak haksız bir işin gördürüleceği hususunda vaatte bulunduğuna ve taraflar arasında nüfuz ticareti anlaşmasının yapıldığına dair somut delillere rastlanılmadığından atılı suçun unsurlarının oluşmadığı keza rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği, gerek iddianame anlatımında gerekse alınan beyanlardan taraflar arasında bir rüşvet anlaşmasının da bulunduğunun tespit edilememiş olması karşısında; sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme nüfuz ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; Nüfuz ticareti anlaşmasının tek olması nedeniyle suç çokluğundan bahsedilmeyeceğinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp kararda gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147. maddesine göre susma hakkı bulunan sanık hakkında yasal olmayan “sanığın fiilden sonraki davranışları, inkara yönelik savunmaları ve pişmanlık göstermemesi göz önünde bulundurularak" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla