KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13387 E., 2025/8572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/773 Esas, 2016/525 Karar
- Dava tarihi
- 16.12.2015
- Karar
- Kabul, karar verilmesine yer
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun'un) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... kayyımı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, .... ilçesi, ...Mahallesi 1 02... , 1 87... ve 44 parsel, 1 88... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... kayyımı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda örnek hesaplama adı altında ortalama verilerle yapılan hesaplamanın amacı gerçek verilerle yapılan hesaplamadan çok yüksek olduğunu göstermek için olduğunu, taşınmazın sulıu arazi olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp bilirkişi hesaplamasında hata olduğunu, Mahkeme bilirkişi raporları yoluyla, Devletin sürekli zarara uğratıldığını, netice olarak taşınmaz sahiplerine haksız yüksek meblağlar ödenmesine ve haksız zenginleşmeye neden olunduğunu, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilmiş olan kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı ... kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada yapılan tüm işlemler kayyımın yokluğunda usule aykırı olarak yapıldığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve davalı kayyım vekil ile temsil edildiğinden lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Konya ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 1 02... , 1 87... ve 44 parsel, 1 88... parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalı kayyımı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Davalı ... kayyımı kendisini vekil ile temsil ettirdiği hâlde, lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı kayyım vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinin tamamen çıkarılması, yerine “Davalı kayyımı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1800,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı kayyıma verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13387, K. 2025/8572, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama