KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/14156 E., 2025/11501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1470 Esas, 2024/1620 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/877 Esas, 2024/364 Karar
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. İstanbul ili, ..., Mahallesi .... ada ... parsel sayılı taşınmazıyla ilgili İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/474 Esas, 2020/98 Karar sayılı dosyasıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtıklarını, bu dosyada bilirkişi raporu alındığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararının icraya konulduğunu,
dava tarihleri 20.11.2018 ile 22.11.2019 tarihleri dikkate alınarak dava konusu taşınmazınmetrekare birim fiyatının belirlenmesiyle belirlenen işbu metrekare birim fiyatı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda takdir edilen metrekare birim fiyatları arasındaki farkın yasal faiziyle birlikte munzam zarar olarak kabulüyle munzam zarar olarak şimdilik 50.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesi,
bunun mümkün olmaması halinde ise munzam zarar olarak şimdilik 50.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekilli cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların kamulaştırmasız el atma nedeniyle takdir edilen metrekare birim fiyatı üzerinden taşınmazın bulunduğu yerde bir başka taşınmazı satın almalarının mümkün olmadığını, davacıların zararının faiz oranından çok fazla bulunduğunu, gram altın, döviz, Merkez Bankası enflasyon verileri vd. ekonomik veriler dikkate alındığında kamulaştırmasız el atma davalarının açıldığı tarih olan 2018 yılında takdir edilen metrekare birim fiyatına faiz uygulansa bile gerçek zararı karşılamaktan çok uzak olduğunun uyarlama yapıldığında açıkça görüldüğünü,
davalının kasıtlı olarak kasıtlı ve bilinçli olarak tüm hukuki süreçleri tükettiğini, davanın kazanılmasından sonra uzun bir süre geçmesine rağmen bedeli ödemeye yanaşmadığını, Anayasa'nın kamulaştırmayı düzenleyen 46 ncı maddesinin emredici hükmü uyarınca kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesinin gerekmesine rağmen davalı idarenin kamulaştırma tazminat tutarlarını ve ve yasal faizlerini halen ödemediğini belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi yada ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığının yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağının yasal olarak mevcut olmadığı,
davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediği ve İlk Derece Mahkemesinin diğer sebepleri de göz önüne alındığında munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14156, K. 2025/11501, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama