KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1977 E., 2025/12550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3552 Esas, 2024/3209 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/586 Esas, 2023/734 Karar
Karar Metni
1.426 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 06... parsel sayılı taşınmaza hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş imar planlarıyla "Sağlık Alanı" olarak tahsis edildiğini, taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu, zamanaşımı uzlaşma, husumet itirazında bulunmuş, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi gerektiğinin ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atmanın olmadığı, idari yargının görevli olduğunu, özel sağlık alanı kullanımına ilişkin imar planlarının İdare mahkemesince iptal edildiğini ve taşınmazın plansız alanda kaldığını, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 12 nci Bölümünün 359 uncu maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığının sorumlu olduğu ve husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiğini, tazminat şartlarının bulunmadığını, raporun denetime elverişli olmadığı, Gençlik ve Spor Bakanlığının ve İlçe Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 06... parsel sayılı taşınmazın davalı ... meclisinin 12.10.1995 tarihli ve 711 sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli "... Köyü Çevresi Revizyon İmar Planı" ve bu doğrultuda hazırlanan ... Belediye Meclisinin 25.05.1996 tarihli ve 85 sayılı kararı ile uygun görülerek 19.08.1996 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli "...
Köy ve Çevresine Ait Uygulama İmar Planı" kapsamında "Sağlık Tesis Alanı" kullanımında iken ...
Belediye Meclisinin 09.11.2012 tarihli ve 863 sayılı kararı ile uygun görülerek davalı ... meclisinin 12.02.2013 tarihli ve 249 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği ile dava konusu parselin yapılaşma koşullarında bir değişiklik yapılmadan kullanımının "Özel Sağlık Tesis Alanı" olarak değiştirildiği, dava konusu taşınmazın kullanım kararının ve yapılaşma koşullarının aynen korunduğu, parselin güneybatısından 5.000,00 m²lik alanın ifraz edildiği ve ifraz sonucu oluşan parselin çekme mesafelerinin tüm cephelerinden 10'ar metre olacak şekilde belirlendiği,
diğer 41.055 metrekarelik parselin çekme mesafelerinin de doğu cephesinden 20 metre diğer cephelerde ve komşu parsellerden 10'ar metre olacak şekilde düzenlendiği 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin ...
Belediye Meclisinin 12.07.2016 tarihli ve 413 sayılı kararı ile uygun görülerek davalı ... meclisinde 13.12.2016 tarihli ve 2416 sayılı kararı ile onaylandığı ancak taşınmazın “Özel Sağlık Tesis Alanı” olarak ayrılmasına yönelik imar planı ile en son 2016 onay tarihli uygulama imar plan değişikliğinin Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2019/1793 Esas, 2020/842 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği,
bu durumda taşınmazın “özel sağlık tesis alanı” olarak ayrılmasına yönelik imar planlarının iptali yönünde verilen karar uyarınca taşınmazın ilk kez yapılan imar planına geri dönülmüş olup 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “sağlık tesis alanı” kullanımında kaldığı, bu planın iptali yönünde alınmış bir yargı kararı bulunmadığı, iş bu plan gereğince sorumluluğun Sağlık Bakanlığında bulunduğu tespit edilmiş ise de “...
Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 gün ve 20911 sayılı yazısı ile ...
Mahallesi 43006/1 parsel sayılı taşınmaza müdürlüklerince ihtiyaç bulunmadığı, taşınmazın sağlık alanından çıkartılarak sahiplerinin tasarrufuna bırakılması yönünde 23.12.2011 tarih ve 194856 sayılı Valilik Oluru' nun alındığı, onayın Bakanlıklarınca 23.01.2012 gün ve 2360 yazısı ile uygun görüldüğü, taşınmazın imar planında sağlık kullanımından çıkartılmasına yönelik işlemlerin yapılmasının talep edildiği” davalı idare tarafından bu talep doğrultusunda imar plan revizyonuna gidildiği ancak 1/5000 ölçekli ...
Planları yapılmadan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları yapılarak taşınmazın “özel sağlık tesis alanı” olarak ayrılması nedenine dayalı olarak imar planlarının iptaline karar verildiği dikkate alındığında, sorumluluğun davalı idarede bulunduğu, öte yandan; yapılan keşifte zeminde imar planı öncesinde açılmış bir toprak yolun bulunduğu, bunun dışında taşınmaza fiilen el atılmadığı, boş arsa görünümünde olduğu, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği;
bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup,
26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun EK 1inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olduğundan arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda,
dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından açılan davada Temmuz 2019 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 1.311,00 TL birim bedelin Dairenin 2022/484 Esas sayılı dosyası ile uygun bulunduğu ve yine Yargıtay incelemesinden geçen paydaş taşınmaz yönünden Haziran 2021 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 2.000,00 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/8439 Esas sayılı dava dosyasında uygun bulunduğu,
bu bedelin eskalesi ile ulaşılan bedel de dikkate alındığında davanın davalı ... yönünden kabulüne dair kararda, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza imar planında ayrılma amacına uygun fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli İmar Planı kapsamında "Sağlık Tesis Alanı" kullanımında iken, sonrasında Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2019/1793-2020/842 sayılı kararı ile iptaline karar verilen imar planı değişikliğinin ...
Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli ve 20911 sayılı yazısı ile ...
Mahallesi 43006/1 parsel sayılı taşınmaza müdürlüklerince ihtiyaç bulunmadığı, taşınmazın sağlık alanından çıkartılarak sahiplerin tasarrufuna bırakılması yönünde Valilik ve Bakanlığın onayından geçen talepleri uygun görülerek taşınmazın imar planında kullanım amacının ''Özel Sağlık Alanı'' değiştirildiği dikkate alındığında, sorumluluğun davalı idarede bulunduğunun kabulü ile taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Dava konusu taşınmaza fiilen elatılmamış olduğu gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı idare vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/586 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının; (8) Nolu bendinde yazılı "107.577,22'' sayısının çıkartılması, yerine ''17.900,00'' sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1977, K. 2025/12550, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama