KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/543 E., 2025/11833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2189 Esas, 2024/1842 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/611 Esas, 2023/375 Karar
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., .... (eski ....) Mahallesi 27503 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadan ve bedel ödenmeden imar planında ilkokul alanı olarak ayrıldığını ve taşınmaza el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın .... Belediye Başkanlığı tarafından imar planında okul alanına ayrılmış olması sebebi ile sorumluluğun .... Belediye Başkanlığında olduğunu, taşınmazın yol olarak kullanılan kısmı ile ilgili sorumluluğun belediyede olduğunu, aynı taşınmaza ilişkin davacı tarafından Antalya 3. İdare Mahkemesinin 2018/1170 Esas, 2019/1294 Karar sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, davacının davasından feragat ettiğini, 31.12.2019 tarihli karar ile davacı açısından "feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" hükmedildiğini, davacının aynı hususta yeniden dava açma hakkı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmaz hakkında idare mahkemesinde açtığı davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmolunmasının yanlış olduğunu, emsalin uygun emsal olmadığı gibi dava konusu taşınmazın değerli kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine hükmolunan vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu, takyidatlardan arındırılarak karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, ancak uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim alanında kaldığından davalı kurumun sorumlu tutulmasında;
dava konusu taşınmaza ilişkin uygulama imar planı varlığını sürdürmesi bir başka ifadeyle el atma devam ettiği sürece feragat ya da vazgeçme nedeniyle davanın reddi halinde kesin hükümden bahsedilemeyeceğinin kabulü ile esas hakkında karar verilmesi yerinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı,
davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunmasında, taşınmazın imar planında okul alanında kalması nedeniyle husumetin davalıya yöneltilmesinde, davacı payının iptali ile Hazine adına tescilinde isabetsizlik bulunmadığı,
ancak hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/543, K. 2025/11833, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama