KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/19254 E., 2010/9467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
- Hüküm
- Kısmen mahkumiyet-kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...’in karar başlığına “...” olarak yanlış yazılan adının yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMY 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması karşısında dosyanın incelenmeden İADESİNE;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yanlış uygulamalar sonucu cezaları 2 yılın altına düşen sanıklar hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu; bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilip yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilerek uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda uygulama koşulları da bulunmadığı halde değer az kabul edilerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişiyle gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar hakkında TCY.nın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılmaması;
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre olanaklı olmamasına karşın, usulüne uygun olmayan biçimde sanıklar savunmanına uzlaşma teklifinde bulunulup, kabul etmemesi nedeniyle yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 254/1. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 253/1. maddesindeki yöntem izlenerek yeniden uzlaşma girişiminde bulunulması zorunluluğu,
3-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/19254, K. 2010/9467, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama