KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/22155 E., 2010/16895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın Kayseri Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/34 E. ve 2004/223 sayılı Karar ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'ın daha önceden tanımadığı yakınanın yanına gelerek, yakınana ait cep telefonuna sim kartını takıp, arkadaşı ile konuşmak bahanesiyle, telefonu istediği, yakınanın da telefonunu sim kartını çıkartıp verdiği, sanık ...'ın sim kartını telefona takıp, bir numara çevirdiği, daha sonra telefonu diğer sanık ...'a verdiği, yakınanın telefonunu istemesine rağmen sanıkların telefonla olay yerinden uzaklaşarak gittiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı Yasanın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşürülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
3-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/22155, K. 2010/16895, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama