KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/21772 E., 2010/5474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınan ...’a yönelen eylem nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinde düzenlenen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden; anılan yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,
Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi , olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, koşulları bulunmadığı halde yazılı biçimde uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
Yakınanlar ... ve ...'ye yönelen eylemler nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi , olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, koşulları bulunmadığı halde yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Sanığın, yakınanların henüz herhangi bir başvurusu bulunmadan yakalandığında, suçlarını kabul ederek, suça konu paraları iade etmesi nedeniyle, hakkında 5237 sayılı TCY’nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinde düzenlenen haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/21772, K. 2010/5474, 5 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama