KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/1874 E., 2012/8328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Kısmen mahkumiyet, kısmen temyiz isteminin reddi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede
Sanık ... savunmanı Avukat ... yüzüne karşı verilen 17.05.2007 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, "hükmün açıklandığı ve - veya tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi" suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı anlaşılmıştır.
Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.02.2011 gün ve 244/14 sayılı kararı ışığında, hükmün yüze karşı verilmiş olması halinde temyiz süresinin hükmün açıklanmasından itibaren başlayacağının sanık savunmanı tarafından bilinmesi gerektiği ve bu nedenle savunmanın temyiz isteminin süresinden sonra ileri sürüldüğü belirlendiğinden, tebliğnamedeki bu yönden karşı görüş bildiren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine ve gerekçeye göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.07.2007 gün ve 2007/280 Esas, 2007/544 Karar sayılı "temyiz isteminin reddine" ilişkin usul ve yasaya uygun bulunan kararının tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yapılan incelemede
Sanık ...'nın Avukat ... 30.03.2006 tarihli vekaletname ile vekil olarak görevlendirdiği ve adı geçen avukatın vekaletnamesini dosyaya ibraz ettiği, sanığın bilgisi dışında mahkemece re'sen görevlendirilen Avukat Murat Adar'ın hükmü temyiz etmemesi sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık savunmanı (vekili) Avukat ... 25.09.2007 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik aynı tarihli temyiz isteminin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine, toplanan kanıtlara göre ve mahkemenin kabulüne göre, suça konu otomobilin ne şekil ve yöntemle çalındığı belirlenemediğinden, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/2. Maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 06.10.2000 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/1874, K. 2012/8328, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama