KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/2287 E., 2010/5282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
2- Sanığın, gece vakti saat 20.30-21.00 sıralarında, mağdurun sokakta park halinde duran otomobilinin sağlam ve dayanıklı kapı kilidini bıçak ya da benzeri aletle açarak teybini çaldığı,yakalandığında sattığı kişiyi söyleyerek iadeyi sağladığı,ancak suç eşyasını satın almak suçundan mahkum olan satın alan ...'nın zararını gidermediği eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 522/1 (pek hafif), 55/3.maddelerine göre,01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun aynı suça uyan 142/1-b,
31/3.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesinde düzenlenen “uzlaşma” hükümleri bakımından, 5237 sayılı Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanık yararına olan Yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/2287, K. 2010/5282, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama