KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/1172 E., 2011/7313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, hırsızlık malı almak
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I. Hükümlü ... hakkında suç eşyasını kabul etmek suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü ... hakkında kurulan Kulp Sulh Ceza Mahkemesinin 11.03.2003 gün ve 2001/34 esas 2003/11 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’a ilişkin ilk hükmün, O yer Cumhuriyet Savcıları tarafından temyiz edildiğinin ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2007 tarihli kararı ile bozulduğunun ancak hükümlü hakkında herhangi bir teşmil kararının verilmediğinin anlaşılması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2007 gün ve 2005/3720 esas 2007/6456 sayılı bozma kararına mahkemece uyulduğu ancak yapılan yargılamada bozma sebebi olarak belirtilen, “yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarına göre, yakınanlara babalarından ve sanık Hadiye de amcası Mehmet Can aracılığıyla intikal etmiş olan arazide, fiili bir paylaşım olduğunun anlaşılması karşısında: sanık tarafından kesilen ağaçların fiili paylaşımın konusu olup olmadığı araştırılıp saptandıktan sonra sonucuna göre fiili paylaşımın varlığı kabul edildiği takdirde suçun 765 sayılı TCK nın 494/2 madddesine”;
fiili paylaşımın bulunmadığı saptandığı takdirde ise suçun 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesi ne uyacağının gözetilmemesi, her iki yasa maddesindeki cezaların tür ve üst sınırlarına göre zamanaşımına etkili olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/1172, K. 2011/7313, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama