KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/21950 E., 2013/12986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan ceza miktarı ile süresinden sonra vaki olan sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklardan ...'in tarihi eser alıp sattığını bildiği yakınanı elinde antika bir zeytinyağı sıkma makinesinin olduğunu söyleyerek Konak ilçesinde bulunan ...
Camiisi önünde buluşma ayarladığı, buluştuklarında makinanın Karşıyaka'da olduğu bahanesi ile sanığı ticari taksi ile bir arsaya götürdüğü, geldikleri ticari taksi ayrıldıktan sonra sanıklardan ...'in de bulunduğu üç kişinin ortaya çıkıp yakınana doğru koşarak geldikleri, ...'in gelenlere belinde silahı var diye uyarması üzerine bunların yakınanın üzerine çullanıp, belindeki silahı ile üzerindeki 80 milyon ve cep telefonunu aldıkları ve yol kenarındaki araçlarına zorla bindirdikleri, araç ile özellikle karanlık mahallerde dolaştırıp,
kafasına silah dayayarak 16 milyar bedelli senedi imzalattırdıkları daha sonra yakınanı ıssız bir mahalde bırakıp aldıkları paranın 10 milyonunu, telefonu ve mermilerini çıkarttıkları tabancasını geri verdikleri, senedin ise daha sonra sanık ...'ın üzerinden ele geçtiği olayda,
../..
-2-
1-Sanıkların yakınanı bırakmadan önce aldıklarından 10 TL, telefon ve mermisiz halde silahları geri vererek kısmi iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında yakınana kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK.'nun 499. maddesi kapsamında olup, 5237 sayılı TCY.nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCY.nın 499. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı TCY.nın 149/1-a-c-h maddesine uyan yağma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 109/2.
109/3-a-b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu gözetilerek; sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 499/1-2.cümlesi, 522/1 (pek fahiş), 59/2. maddeleriyle.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 149/1a-c-h, 168 (yakınanın kısmi iadeye onay vermesi halinde) 62; 109/2-3a-b, 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sanık yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
...
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/21950, K. 2013/12986, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama