İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2872 K.2020/3432

Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2017 tarih ve 2016/558 Esas, 2017/245 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma ve mala zarar verme suçlarından verilen hükme karşı, sanık ... savunmanının, CMK'nin 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna…

Esas2018/2872Karar2020/3432Tarih8 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2018/2872 E., 2020/3432 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2020
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Yağma, mala zarar verme
Hüküm
İstinaf isteminin esastan reddine, temyiz talebinin reddine dair ek karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma

Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2017 tarih ve 2016/558 Esas, 2017/245 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma ve mala zarar verme suçlarından verilen hükme karşı, sanık ... savunmanının, CMK'nin 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurması üzerine.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 13.04.2018 gün, 2018/97 Esas, 2018/733 Karar sayılı "Esastan red" kararına karşı, sanık ... savunmanı tarafından usulüne uygun olarak temyiz davası açıldığı;

sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olmasına rağmen sanığın bu hükme karşı da temyiz davası açması sonucu yapılan incelemede 5271 sayılı CMK'nin 286. maddesi uyarınca sanık hakkında bu suçtan verilen hükmün temyiz edilemeyecek hükümlerden olması gerekçesiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 05.06.2018 tarihli ek kararıyla reddedilmesi üzerine; sanık ... savunmanının süresi içinde bu ek kararı da temyiz etmesi üzerine, temyiz dilekçesinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular CMK'nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü;

I-Sanık ... hakkında katılan ...’ya yönelik mala zarar verme suçundan verilen "Temyiz talebinin reddine" ilişkin ek kararın temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararda, hukuka aykırılık bulunmadığından,

sanık ... savunmanının temyiz itirazlarının CMK'nin 302/1.

maddesi gereğince reddiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 05.06.2018 gün, 2018/97 Esas ve 2018/733 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkında katılan ...’ya yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştıracak araç ise delillerdir. Deliller; sanık açıklamaları, tanık açıklamaları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, kolluk, savcı ve hakim tutanakları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve (veya) ses kaydeden araçlarla açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir.

Suç konusu ve/veya alet olayın bir parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser, belirti delil olup, olayı temsil eden dolaylı delildir. Yağma olaylarında genelde tanık yoktur, bu nedenle mağdurun beyanı ve teşhisi önemlidir. Şayet bu konuda duraksama varsa ortada yenilmesi gereken bir şüphenin olduğunun düşünülmesi gerekir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarakta deliller eşdeğerdedir.

Bu nedenle deliller yeterince araştırılmamış veya soruşturma eksik ise bu hususlar giderilmelidir. Soruşturma evresinde toplanmamış delilleri mahkemenin toplaması gerekir. Hakimin sanık lehine ve aleyhine olan delilleri araştırıp; tam bir inanışla özgürce değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşması gerekir. Kuşkular yenilmelidir. Bir takım varsayımlara dayanılarak karar verilmesi ceza muhakemesinin amacına kesinlikle aykırıdır.

Kuşku ve çelişki yenilmeden karar verilemez. Bir suç varsa bunun failini belirlemede ancak kanıtların yorumu ile cevaplanacaktır. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa imkan vermemelidir. Yüksek ihtimal ile deliller yeterli toplanmadan bir ceza verilemez.

Teşhisin yöntemine gelince; ceza yargılaması hukukumuzda teşhise ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta olup, bu konu ilk kez 02.06.2007 gün ve 5681 sayılı Kanunun 5. maddesiyle 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun Ek 6. maddesinde yapılan değişiklikle mevzuatımıza girmiş, anılan maddede teşhis işleminin ne şekilde yapılacağı,

"Polis, olaydaki failin gözaltına alınan şüpheli ile aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından zorunlu olması halinde, Cumhuriyet Savcısının talimatıyla teşhis yaptırabilir.

İşleme başlanmadan önce teşhiste bulunacak kişinin faili tarif eden beyanları tutanağa bağlanır.

Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birden fazla ve aynı cinsten olması, aralarında yaş, boy, ağırlık, giyinme gibi görünüşe ilişkin hususlarda benzerlik bulunması gerekir. Teşhis için gerekli olması halinde şüphelinin görünüşü ile ilgili gerekli değişiklikler yapılabilir. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin her birinde teşhis sırasında bir numara bulundurulur.

Teşhiste bulunan kişi ile teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birbirini görmemesi gerekir.

Teşhis işlemi en az iki kez tekrarlanır ve teşhiste bulunması istenen kişiye şüphelinin teşhis edilecek kişiler arasında yer almıyor olabileceği hatırlatılır.

Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin, bu işlem sırasında birlikte fotoğrafları çekilerek veya görüntüleri kayda alınarak, soruşturma dosyasına konur.

Şüphelinin fotoğrafı üzerinden de teşhis yaptırılabilir. Ancak tek bir fotoğraf veya aynı kişinin farklı fotoğrafları üzerinden teşhis yaptırılamaz. Değişik kişilerin fotoğraflarının aynı büyüklük ve özellikte olmaları gerekir.

Teşhis işlemi tutanağa bağlanır" şeklinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza gelirsek;

Mağdurun, olaydan sonra hazırlık soruşturması sırasında 21.03.2016 tarihinde alınan ifadesinde; yatak odasında gördüğü şahsın "25 yaşlarında, 170 cm boylarında, esmer " bir kişi olarak eşgalini verdiği, şahsıları görse tanıyamayacağını beyan ettiği, aynı gün polnet sisteminde bulunan eşgal sorgulamasında yaptırılan teşhiste olumlu teşhiste bulunamadığı, polis ajandasında bulunan sabıkalılar albümünden tek bir fotoğraf üzerinden yaptırılan teşhiste ise sanığı kesin olarak teşhis ettiği, 02.04.2017 tarihinde yakalanan sanığın ise savunmasında atılı suçlamayı ve teşhis işlemini kabul etmediğini, olay tarihinde İstanbul'da olduğunu ve 2012 yılından beri Ankara'ya gelmediğini iddia ettiği,

Hal böyle olunca;

1-Suçun failinin sanık olup olmadığı yönündeki kesin delillerin oluşmasını sağlamak için mağdurun mümkünse mahkemeye celp edilip ayrıntılı beyanı alınarak verdiği eşgal bilgileri ile sanığın ne şekilde örtüştüğü açıklattırılması, gereğinde sanıkla yüzleştirilmesi, bu olanaklı değilse, sanığın olay tarihindeki mevcut haline ilişkin fotoğrafları temin edilip teşhis işleminin bu fotoğraflar üzerinden yaptırılıp tutanaklara yansıtılarak karar verilmesi yerine, sadece fotoğraf teşhis tutanağına dayanılarak, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığın olay tarihinde İstanbul ilinde bulunduğu ve 2012 yılından beri Ankara'ya gelmediğine ilişkin savunması doğrultusunda araştırma yapılıp, sanığa ait olan ve/veya benimsediği kullanımında bulunan GSM hat ya da hatlarına ilişkin baz istasyonu bilgilerini de içerecek şekilde suç tarihi dönemi kapsayan HTS kayıtları temin edilip, olay günü ve saatinde olay mahallinden sinyal verip vermediğinin tespiti yapıldıktan sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 13.04.2018 gün, 2018/97 Esas ve 2018/733 Karar sayılı "Esastan red" hükmünün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2018/2872, K. 2020/3432, 8 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2872
Karar No
2020/3432
Tarih
8 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/2872 K.2020/5552
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2874 K.2020/3564
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2875 K.2020/3255
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2876 K.2020/3247
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/2876 K.2020/16736
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/2879 K.2020/5842

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.