Karar Özeti
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Müsadere Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Müsadere, bir güvenlik tedbiridir. Müsadere kararları, kural olarak asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabidir. Müstakil müsadere kararlarına gelince; Karar tarihi itibariyle ikili bir ayırım yapmak gerekir.
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2021/23753 E. , 2022/6210 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Müsadere
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Müsadere, bir güvenlik tedbiridir. Müsadere kararları, kural olarak asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabidir. Müstakil müsadere kararlarına gelince; Karar tarihi itibariyle ikili bir ayırım yapmak gerekir. 1-) Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeden önce müstakil olarak verilen müsadere (veya iade) kararları yönünden 04.06.1936 gün ve 12-14 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararı uyarınca karar tarihindeki miktara ve 5219 sayılı Kanun ile değişik 1086 sayılı HMUK'nın 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırına göre kararın kesin olup olmadığı belirlenecektir. Buna göre, 20.07.2016’dan önce müstakil olarak verilen ve kesin olmayan kararlar temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. 2-) 20.07.2016 ve sonrasında müstakil olarak verilen müsadere (veya iade) kararları, 5271 sayılı CMK’nın 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabidir. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde asıl hükümle birlikte görülen müsadere davasının asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabi olduğu, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de dikkate alınarak ölen sanık ...'ın mirasçılarından olan eşi ...’ın müsadere kararını temyize hakkı bulunduğu, 03/09/2019 tarihinde verilen düşme ve müsadere kararının kendisine tebliğ edilmediği, bu sebeple ölen sanığın eşinin müsadere kararına vaki temyiz itirazının süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; TCK'nın 54/3. maddesine göre orantılılık ilkesi gereği çalınan eşyalar ile traktörün değeri bilirkişiye hesaplattırılarak, orantılı olup olmadığı tespit edilip, müsadere kararının işlenen hırsızlık suçuna nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları karar yerinde gösterilip tartışılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın eşi olan ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 17 UK 926 plaka sayılı traktörün müsaderesine yönelik olmak üzere tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık dosyasında çalınan eşyalar ile bir traktörün müsaderesine karar verilmiş; sanık yargılama sırasında ölmüş, mirasçısı olan eşi kendisine tebliğ edilmeyen düşme ve müsadere kararına karşı temyize başvurmuştur.
Hukuki İlke: Asıl hükümle birlikte görülen müsadere davası asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabidir; ölen sanığın mirasçısının müsadereye karşı temyiz hakkı vardır. TCK 54/3 gereği suçta kullanılan/suça konu eşyanın müsaderesi işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuç doğuruyorsa, değeri bilirkişiye hesaplattırılarak orantılılık denetimi yapılmalıdır.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Yüksek değerli aracın müsaderesine itirazda orantılılık (TCK 54/3) savunmasını öne çıkarın ve değer tespiti için bilirkişi talep edin; ayrıca ölen sanığın mirasçısının süresi kendisine tebliğ yapılmadığı için işlemeye başlamamış sayılabilir.