Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/11342 E. , 2025/2946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1155E., 2019/1302 K SUÇLAR : Silahla tehdit, mala zarar verme, silahla genel güvenliğin tehlikeye sokulması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I- Sanık hakkında
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/11342 E. , 2025/2946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1155E., 2019/1302 K SUÇLAR : Silahla tehdit, mala zarar verme, silahla genel güvenliğin tehlikeye sokulması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden; sanık ... hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 28.11.2017 tarihli ve 2017/202 numaralı iddianamede, sanığın mağdurlara yönelik silahla ateş etme eylemlerinden bahisle kamu davaları açıldığı, bu anlatım dışında sanığın olay yeri veya başka bir yerde genel güvenliği tehlikeye sokma kastıyla ateş ettiğinden bahisle bir eylemde bulunduğuna dair bir anlatıma yer verilmediği nazara alındığında, sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılmış bir kamu davası bulunmaması nedeniyle bu suçtan hüküm kurulmasına gerek görülmemesi nedeniyle hükmün "E" bendinin tümüyle hükümden çıkarılmasına karar verilmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan kararın, temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II-Sanık hakkında silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanunun 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılanın temyiz isteminin, “ sanıkların eylemlerinin sabit olduğuna "yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesinin hükmünde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6-7. maddeleri uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulandığı belirlenmiştir. Temyize konu iş bu kararda sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/162 Esas, 2017/168 Karar sayılı ilamında da tekerrür uygulandığı anlaşılmakla; 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu'nun 108/3. maddesinin uygulanması bakımından sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken bu hususun dikkate alınmaması, katılan vekilinin hükmü sadece genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçuna ilişkin olduğu, mahkumiyet hükümleri yönünden hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması ve karşı temyiz de bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümlerde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.03.2025 tarihinde oy birliği karar verildi.