İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/14662 Karar: 2023/10809 Tarih: 2023

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/14662 K.2023/10809

6. Ceza Dairesi 2023/14662 E. , 2023/10809 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulu

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/14662 E. , 2023/10809 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulu

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/14662 E. , 2023/10809 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2010 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.04.2011 tarihli ve 2010/1849 Esas, 2011/659 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli düzeyde kesin, ciddi ve inandırıcı nitelikte deliller elde edilemediğinden, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.04.2011 tarihli ve 2010/1849 Esas, 2011/659 Karar sayılı kararının katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.04.2014 tarihli ve 2013/1336 Esas, 2014/12815 Karar sayılı kararı ile; "Sanık ... hakkında tehdit eyleminden hüküm kurulurken, katılan ...'ın aşamalardaki istikrarlı beyanına ve sanık sıfatıyla ifadesi alınan ...'ün sanığın katılanı tehdit ettiğine ilişkin anlatımına neden itibar edilmediği tartışılmaksızın, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi," Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2014/225 Esas, 2014/500 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 29.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir. E. ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/529 Esas, 2021/570 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 04.05.2019 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/461 Esas 2020/301 Karar sayılı mahkumiyet kararının 18.09.2020 kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. F. ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/529 Esas, 2021/570 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından itirazı üzerine ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/654 Esas, 2022/564 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğu, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nın akrabası olan L.Ş.'nin ölen (mağdur) ...'ın kızı Z.K.'yi öldürdüğü, bu olay sebebiyle ölen (mağdur) ... ve ölen (mağdur) ...'ın kızı temyiz dışı sanık ...'ün sanık ...'a husumet besledikleri, olay günü ölen (mağdur) ... ve temyiz dışı sanık ...'ın sanık ... ile karşılaştıkları ve aralarında tartışma çıktığı, tartışma esnasında sanık ...'ın ölen (mağdur) ...'a "senin dilini keseceğim" demek suretiyle tehditte bulunduğu, temyiz dışı sanık ...'ın da sanık ...'a "seni vuracağım, çalıştığın yeri biliyorum, iş yerine geleceğim, seni öldüreceğim" diyerek tehditte bulunduğu, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının tespit edilemediği anlaşılmıştır. 2. Ölen (mağdur) ...'ın aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulunduğu görülmüştür. 3. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Temyiz dışı sanık ...'ün ölen (mağdur) ...'ın beyanlarını doğrulayan beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde unsurları belirtilen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 29.01.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 04.05.2019 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre katılan ...'ın hükümden önce 28.04.2018 tarihinde vefat ettiği ve 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı anlaşılmakla, katılanın yasal mirasçıları olan çocuklarına usulüne uygun davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması ve davaya katılıp katılmayacağının sorulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, hukuka aykırılık görülmüştür. 2- 02.12.2016 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü ve 05.08.2017 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 7 nci maddesinin yedinci fıkrası gereğince ölen mağdur ...'ın yasal mirasçıları olan çocuklarına uzlaşma teklif edilmesi suretiyle uzlaştırma işlemi yapılması gerektiği gözetilmeden ölen mağdur ...'ın kardeşlerine uzlaşma teklif edilmesi suretiyle uzlaştırma işlemlerinin usule aykırı olması nedeniyle yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/654 Esas, 2022/564 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla