İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/17981 Karar: 2025/1605 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/17981 K.2025/1605

6. Ceza Dairesi 2023/17981 E. , 2025/1605 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3888 E., 2023/219 K. MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ...... ..., ...... ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriye

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/17981 E. , 2025/1605 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3888 E., 2023/219 K. MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ...... ..., ...... ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriye

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/17981 E. , 2025/1605 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3888 E., 2023/219 K. MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ...... ..., ...... ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama, kısmî onama, kısmî bozma 1-Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Hükümler ile Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma, Tehdit ve Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri ile İlgili Olarak; Sanıklar hakkında kurulan hükümler usulüne uygun olarak istinafa konu edilmemiş hükümler olup temyizen incelenmesi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafilerinin dilekçeleri hakkında ilk derece mahkemesince karar verilmesi gerektiğinden İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE, 2-Sanık ... Hakkında Müşteki ...'ya Yönelik Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Müştekiler ... ve ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan, Sanık ... Hakkında Müştekiler ..., ...-... ile ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan, Sanık ... Hakkında Müştekiler ..., ..., ... ve Katılan ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan, Sanık ... Hakkında Müşteki ...'a Yönelik Yağma, Müşteki ...'a Yönelik Tehdit Suçlarından, Sanık ... Hakkında Müştekiler ... ve ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler ile İlgili Olarak; İstinaf aşamasında verilen bozma kararlarının kesin nitelikte olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, 3-Sanık ... Hakkında Müştekiler ... ve ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Beraat, Sanık ... Hakkında Müşteki ...'na Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile İlgili Olarak; Sanıklar hakkında açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, sanıklar müdafilerinin hükmü temyiz etmelerinde hukuki bir yararları olmadığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, 4-Sanık ... Hakkında Müşteki ...'e Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Olarak; Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi uyarınca hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, 5-Sanık ... (1982 D.lu) Hakkında Müşteki ...'na Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemin nitelendirilmesine göre, sanık müdafiinin sanık hakkındaki hükümlerde tekerrür uygulamasının hatalı yapıldığına, hukuka aykırı delil niteliğindeki iletişim tapeleri dışında kalan tek delil niteliğindeki müşteki ve katılan beyanlarının mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olmayacağına, sanığın atılı suçları işlediğine dair varsayıma dayalı kanaatle hüküm kurulduğuna, kabule göre TCK 150/1 maddesinin uygulanması gerektiğine, zamanaşımı sürelerinin dolduğuna, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteminin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 6-Sanıklar ... (1982 D.lu) ve ... Hakkında Müştekiler ...ve ... Mağdur ...'na Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemin nitelendirilmesine göre, sanıklar müdafilerinin delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, hukuka aykırı delil niteliğindeki iletişim tapeleri dışındaki delillerin mahkûmiyet hükümleri kurulmasına yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteminin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 7-Sanıklar ... ve ... Hakkında Müşteki ...'ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Olarak; Suç tarihi itibariyle suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m. 220/2-8 bentleri hariç) suçu dışında diğer suçların CMK m. 135/8 (değişiklik öncesi 6. Fıkra) maddesinde belirtilen katalog suçlar arasında bulunmamaları, yağma suçunun dinleme kapsamına alınmasına ilişkin 21/02/2014 T. 6526 SY. ile yapılan değişikliğin aleyhe geçmişe yürümemesi nedeni ile sanıklar hakkında elde edilen dinleme kayıtlarının aynı Yasanın 138/2. maddesi gereğince delil olarak kullanılamayacağı, 27.05.2006 tarihinde başlatılan soruşturma sonrası açılan kamu davasında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/161 E. 2011/115 K. sayılı kararıyla dinleme kararlarına esas örgüt kurma ve örgüt üyesi olması suçlarından, dava konusu iddianame öncesinde beraat kararı verildiği, dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Müştekinin teşhis ve beyanlarına göre kurulan yağma suçundan, sanıklar hakkında ayrıca hukuka aykırı yasak delil niteliğinde dinleme kayıtlarının hükme esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur. Mağdur ...'nin 22.10.2010 tarihli soruşturma beyanlarında; sanıklardan aldığı tefe parası olan 500,00 TL yi öderken herhangi bir tehdit, darp cebire maruz kalmadığını, ancak yine aynı beyanında sanık ...' in kendisini telefonla arayarak; sinkaflı küfür edip tehdit ettiği, tehdit cümlelerinin açıklatırılmayarak, sanıkların müştekiden yağmaya esas olabilecek parayı ne şekilde tahsil ettikleri denetime olanak verecek şekilde gerekçede gösterilmeden, müştekinin teşhis ve beyanlarına göre yağma suçunun unsuru olan tehdit hususunun değerlendirilmesi ve tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname gerekçesine aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 8-Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Müşteki ...'ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak; Dosya kapsamına göre; İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2014/89 Esasa, 2021/457 sayılı kararı ile, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, söz konusu hükme yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda ise, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden “İstinaf başvurusunun esastan reddine”, sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden ise, “hükmün açıklandığı son oturumda; sanıkların savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi dikkat alındığında, mağdura yönelik nitelikli yağma eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek ayrı ayrı yargılamaya konu olacak şekilde usul bozması yapılırken, sanıklar ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 9-Sanıklar ... (1982 D.lu) ve Sanık ... Hakkında Katılan ... ve Müşteki ...'ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak; Dosya kapsamına göre; İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2014/89 Esasa, 2021/457 sayılı kararı ile, sanıklar ..., ... (1982 D.lu) ve sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, söz konusu hükme yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda ise, sanıklar ... (1982 D.lu) ve sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden “İstinaf başvurusunun esastan reddine”, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden ise, “hükmün açıklandığı son oturumda; sanıkların savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi dikkat alındığında, mağdura yönelik nitelikli yağma eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek ayrı ayrı yargılamaya konu olacak şekilde usul bozması yapılırken, sanıklar ... (1982 D.lu) ve Sanık ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... (1982 D.lu) ve sanık ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla