KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/18288 E., 2025/8236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1342 E. 2023/1002 K.
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/972 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2022/1342 Esas, 2023/1002 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tehdit suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılmasına, sanığın katılana yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. Cümle, 53... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi Suçu işlemediğini, katılanın kendi kusurunu bastırmak için iftira attığını, katılanın halk kütüphanesinde çalıştığını ve kütüphaneye gelen kadınları rahatsız ettiğini, bu konuda konuşmak için katılanın yanına gittiğini ancak tehdit etmediğini, tanık ....'in beyanıyla da tehdit etmediğinin sabit olduğunu, buna rağmen kendisine ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığını, hafifletici sebeplerin gözetilmediğini, haksız karar kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanık ile dini nikahlı olarak evli olan tanık ....nin 11.10.2018 tarihli kolluk ifadesinde katılanın kendisine hitaben "Otobüste bir şahıs ... ile evlendin, bu şahıs birisiyle üç dört ay yaşar ondan sonra ayrılır, kendisi yedi defa evlendi, ayrıldı, ... şerefsiz, her zaman iki üç ay birlikte yaşayıp ondan sonra bırakır" şeklinde sözler söylediğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan yetersiz ve eksik gerekçe ile sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/18288, K. 2025/8236, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama