İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/18437 Karar: 2025/2068 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/18437 K.2025/2068

6. Ceza Dairesi 2023/18437 E. , 2025/2068 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1560 E., 2023/1351 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ... Maliye Hazinesi ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ..., ... MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/18437 E. , 2025/2068 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1560 E., 2023/1351 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ... Maliye Hazinesi ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ..., ... MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/18437 E. , 2025/2068 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1560 E., 2023/1351 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ... Maliye Hazinesi ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ..., ... MAĞDURLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Nitelikli yağma, tefecilik, kurulan suç örgütüne yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında temyiz talebinin yalnızca vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi uyarınca, 10 yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezasını gerektiren suçlardan ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin tefecilik suçlarından verilen düşme kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Yasa'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, karara yönelik sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, III-Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen kararın temyiz incelenmesinde; 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemlerinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasında alacak borç ilişkisi bulunduğuna, somut delil olmadığına yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanıkların yağma suçunu kafeteryada ve sanıkların bürosunda işledikleri halde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Katılan ...'in 2010 yılında kuyumcu dükkanının mali açıdan sıkıntılı bir döneme girdiği süreçte sanık ... ile tanıştığı, elinde o dönem 4-5 parça çeki olduğunu aylık %10 faiz ile bu çekleri ...kırdırdığı, karşılığında nakit para aldığı, toplamda ...dan 105.000,00 TL civarında para aldığı, normalde verdiği çeklerin toplam tutarının 230.000,00 TL olduğu, bundan yaklaşık on gün sonra ...'ın yanına gelerek mali açıdan zor durumda olduğunu yakında iflas edebileceğini bu nedenle kendisine olan borcunu ödeyemeyeceği, vermiş olduğu paraların geri istediği, karşılığında 250.000,00 TL vermesi gerektiğini, "vermezsen almasını biliriz" dediği, katılan ...'in de korkarak abisine ait büyük baş hayvanları satıp borçlarını ödeyeceğini söylediği ve süre istediği, ertesi günü 23.10.2010 tarihinde sanık ... ve Mustafa'nın tekrardan katılan ile görüşerek "hayvanları bize ver yoksa bu iş kötüye gidecek kendinden korkmuyorsan aileni eşini çocuğunu düşün" diyerek tehdit ettikleri, 24.10.2010 tarihinde katılan ...'in durumu abisi katılan ...'a anlattığı, katılan ...'ın da abisi ...'in sanıklardan tefecilik suretiyle ile para aldığını ve aldığı paranın çok üstünde paralar isteyip çekler imzaladığını kendisine anlattığı ve defalarca bu şahıslar tarafından tehditler aldığı, 25.10.2010 tarihinde sanıkların ...'a gelerek katılan ... ile görüştükleri sırada masada ...'in de bulunduğunu, katılan ...'in söz konusu parayı ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine ...'in belindeki silahı göstererek iki adet 100.000,00 TL’lik çeki zorla imzalattıkları aksi halde imza almaz ise çocuklarını kaçıracaklarını, dükkanını yağmalayacaklarını söyledikleri, daha sonrasında söz konusu çekleri icraya koydukları, toplamda 105.000,00 TL olması gereken borcun toplamda 430.000,00 TL civarı çıktığı, katılan ...'in söz konusu miktarı ödeyemediği için sürekli olarak arayıp arayıp tehdit ettikleri, ...'in zorla imzaladığı çeklerin vadesinde ödenmeyince sanıkların katılan ...'i arayarak "ya canını ya malını" dedikleri, bu olaydan sonra da tehditlerin kesilmediği, tekrar buluştukları esnada katılan ...'in babası ..., kayınpederi ..., amcası ... ve katılan ...'in de bulunduğunu olay yerinde Veli’nin olmadığını sadece Mustafa ve yanında bir kişinin daha olduğu, katılan ...'ın uzlaşma yoluyla bir şeyler söyledigini fakat sanık ... ve yanındaki şahsın tehditlerine devam ettiği, katılan ...' in bir ara kenara çekildiği bu arada sanık ...’nın katılan ...'e belindeki silahı göstererek tekrar tehdit ettiği, bunun üzerine Kazım ve Hüseyin sanıklar Mustafa yanındaki şahıs ile beraber Denizli'de bulunan Veli’nin yanına gittikleri burada zorla 210.000,00 TL lik yeni bir senet imzalattıkları, ayrıca protokol yaptıkları, bu protokole göre 210.000 TL ödendiğinde 430.000 TL toplam borcun çekleri geri vermek suretiyle sileceklerini söyledikleri, sanıkların sonrasında 210.000,00 TL’lik senetleri hem de önceden almış oldukları 430.000,00 TL’lik çekleri işleme koydukları, Kazım ve Hüseyin'e ait araç ve arazilerin satıldığı olayda sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar...hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, IV-Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ... müdafiinin temyiz isteminin beraat kararı verilmesi gerektiğine, düşme kararının hatalı olduğuna; katılan ... Hazinesinin temyiz isteminin sanıklar aleyhine kararın bozulması gerektiğine, hatalı ve eksik inceleme ile düşme kararı verildiği hususlarına yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklardan Lütfiye Yıldırmer hakkında savunma tarihinden itibaren 8 yıllık olağan sürenin dolması sebebiyle zamanaşımından düşme kararı verilmesi gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi bozma nedeni yapılmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, katılan ... Hazinesi ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla