Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/18851 E. , 2025/8606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2184 E., 2023/1413 K. SUÇLAR : Tehdit, kamu görevlisine hakaret, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yap
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/18851 E. , 2025/8606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2184 E., 2023/1413 K. SUÇLAR : Tehdit, kamu görevlisine hakaret, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04/07/2022 tarihli, 2019/845 Esas, 2022/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ... ve ...'e karşı tehdit, kamu görevlisine hakaret, kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-3c.e, 35/1,125/1-3a,43/2,106/1-1c,43/2,53/1, maddeleri uyarınca cezai ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İstinaf 1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.05.2023 tarihli ve 2022/2184 Esas ve 2023/1413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair istinaf başvurularının reddine, katılanlar lehine Sağlık Bakanlığına verilmek üzere vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırı görülerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a, 303. madde ve fıkraları uyarınca " ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-a" ibaresinin eklenmesi, katılanlar lehine vekalet ücreti taktir edilen bölümdeki "vekille" ibaresi çıkartılarak, yerine "...Sağlık Bakanlığı vekili ile..." ibaresinin eklenmesi, aynı bölümde yer alan " "...katılanlara eşit oranda ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak, yerine "...Sağlık Bakanlığına verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 31.05.2023 tarihli ek kararı ile sanık müdafiinin hakaret suçu yönünden temyiz isteminin kabulüne, tehdit ve kasten yaralama suçları yönünden temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 296/2 maddesi gereği “reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri 1. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu yönünden mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken ertelenmesinin hukuka aykırı olduğu, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Katılanlar vekiline vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık lehine vekalet ücreti verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve ek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılanlar Vekilinin Kamu Görevlisine Hakaret Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılanlar vekilince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. 2. Sanık Müdafiinin Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığı yönündeki hüküm niteliği gereği 5271 sayılı Kanun'un 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez olduğundan sanık müdafiinin bu husustaki temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Sanık Müdafiinin, Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde: 5271 sayılı Kanun'un 324/1 maddesi uyarınca avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğunda ve aynı Kanun'un 325. maddesi uyarınca, ceza veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi halinde ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya ertelenmesi hallerinde bütün yargılama giderlerinin sanığa yükletileceği hususları, her türlü tartışmadan varestedir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 327. maddesi uyarınca, hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilebilir. Bu kişinin ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir. Kural olarak, ancak mahkûm olan sanığa yargılama giderleri yükletilir. Beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde, sanığa sadece kendi kusurundan ileri gelen yargılama giderleri yükletilebilir. Karşılıklı hakaret suçunda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık ya da sanıklar yargılama giderine mahkûm edilebilir. Somut olay bağlamında ifade etmek gerekirse, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a. maddesi uyarınca sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir. Kuşkusuz bu halde fiil suç olmaya devam eder ve Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca koruma ve tedavi altına alınma (güvenlik) tedbirine de hükmedilir. Ancak bu durumda asıl karar bir mahkûmiyet değil, ceza verilmesine yer olmadığına dair karardır. Daha açık bir ifadeyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğinde, mahkûmiyet hükmünün sonuçlarının otomatik olarak doğacağı kabul edilemez. Söz gelimi denetim süresi içerisinde kasıtlı olarak işlenen bir suçtan akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve ayrıca koruma ve tedavi tedbirine karar verilmişse, bu hüküm önceden açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dayanak yapılamaz. Aksine bir yorum, başta “masumiyet karinesi” olmak üzere ceza muhakemesine esas egemen olan bir çok ilkeye aykırılık teşkil eder. Bu ilkelerden birisi de "istisnai düzenlemelerin sanık aleyhine genişletici yoruma tabi tutulamaması"dır. Kural olarak, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık yargılama giderinden sorumlu tutulamaz. Yalnızca kendi kusurundan ileri gelen yargılama giderinden sorumlu tutulabilir (İstisna). Eğer kanun koyucu, akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve ayrıca koruma ve tedavi altına alma kararı verilen sanığın yargılama giderinden sorumlu tutulacağını düşüncesini kabul etseydi, karşılıklı hakaret suçlarında olduğu gibi buna dair istisnai bir düzenleme yapardı. Sonuç olarak Dairemiz çoğunluk görüşüne göre, akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve koruma ve tedavi altına alınmasına karar sanık hakkında, ayrıca kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilemez. Bu bakımdan Bölge Adliye Mahkemesince kararda kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Katılanlar Vekilinin Kamu Görevlisine Hakaret Suçuna Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 nolu paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 15.05.2023 tarihli ve 2022/2184 Esas ve 2023/1413 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, katılanlar vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile oy birliğiyle HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Müdafiinin Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarına Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 nolu paragrafında açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 286/2-h maddesi uyarınca, davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirlerine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu tür kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyizi mümkün olmadığı düzenlemesi ile 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; " ... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ... ise ... hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.05.2023 tarihli ve 2022/2184 E., 2023/1413 K. sayılı kararına yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ ile EK KARARIN ONANMASINA, C. Sanık Müdafiinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 3 nolu paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 15/05/2023 tarihli ve 2022/2184 Esas ve 2023/1413 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına eklenen " " ve 5271 sayılı CMK'nın 223/3-a" ibaresinin eklenmesi, katılanlar lehine vekalet ücreti taktir edilen bölümdeki "vekille" ibaresi çıkartılarak, yerine "...Sağlık Bakanlığı vekili ile..." ibaresinin eklenmesi, aynı bölümde yer alan " "...katılanlara eşit oranda ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak, yerine "...Sağlık Bakanlığına verilmesine," fıkrasının çıkartılması suretiyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.