İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/18928 Karar: 2025/4972 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/18928 K.2025/4972

6. Ceza Dairesi 2023/18928 E. , 2025/4972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2651 E., 2023/345 K. SUÇ : Başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan r

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/18928 E. , 2025/4972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2651 E., 2023/345 K. SUÇ : Başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan r

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/18928 E. , 2025/4972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2651 E., 2023/345 K. SUÇ : Başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Katılanın sanıkla birlikte geçici olarak konakladığı daireye gittikleri, sanığın kendisini burada darp etmeye devam ettiği, hatta cam bardağını alıp lavaboda kırıp korkutarak eylemini gerçekleştirdiği ve daha sonra bankanın açılmasına yakın bankaya gittiklerini beyan etmesi karşısında sanığın üzerine atılı suçu konutta ve silahla işlediği sabit olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a,d maddelerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Katılanın ilk kolluk beyanına göre; sanıkla ortak işyeri açmak hususunda "...bankadan kredi çekelim, sen de 10.000 TL para kat.. ..birlikte bankaya girdik, ben bankacıya 10.000 TL çekeceğimi geri kalan paranın hesapta durmasını söyledim. 10.000 TL parayı çekip bankadan çıkınca ...'a teslim ettim...paradan 3400 TL'yi kredi onaylatma bedeli olarak ... isimli şahsa verdi. ... ile oradan çıktık bana kredi kartı borçları olduğunu ödeyeceğini söyledi...Ben de yatırdığı paraların makbuzunu aldım şu an bende mevcuttur. O gün benden almış olduğu 10.000 TL parayı bitirdi...ben dükkanı görmek istedim. Ancak beni sürekli gideceğiz diye oyaladı. Avcılar'a götürüp DP mağazasını dışarıdan gösterip içeriye sokmadı..." dediği, iddianamede olay anlatımında yer verildiği ancak dava açılmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında dolandırıcılık suçu yönünden suç duyurusunda bulunulması ve mahallinde her zaman işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Oluş ve dosya içeriğine göre, başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 30.01.2023 tarihli ve 2022/2651 E., 2023/345 K. sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla