Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/19032 E. , 2025/8313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/136 E., 2023/2028 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve s
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/19032 E. , 2025/8313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/136 E., 2023/2028 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli, 2020/5 Esas ve 2021/541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,d,h, 53, 58 maddelerinden 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c,d,h, 31/3, 62/1. maddelerinden 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/136 Esas, 2023/2028 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan istinaf başvuruları üzerine, "Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 149/1-a.c.d.h maddesi uygulanarak belirlenen 10... ay hapis cezasından aynı Yasa'nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldığında "7 yıl" olması gereken ceza miktarı, lehine hesap hatası yapılarak "6 yıl 12 ay" olarak belirlenmiş ise de, takip eden uygulamalar nedeniyle sonuç ceza miktarı değişmediğinden sonuca etkili görülmemiştir. Hakim, kanun maddesinde yazılı alt ve üst sınırlar arasında ceza takdir hakkına sahip olmakla birlikte bu kararın denetlenebilir olduğu, eylemle ceza arasında orantı olması gerektiği, TCK'nın 3/1. maddesinde açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "orantılılık" ilkesine uyulmadan, hakkında adalet, hak ve nesafet kuralları ve TCK'nin 3/1. maddesinde düzenlenen “orantılılık” ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde temel cezanın belirlenmesinin hukuka aykırı olacağı, Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tek olan suçu gerçekleştirmek için mağdur edilen kişi sayısı şeklindeki meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun iki kişi ile birlikte gerçekleştirilmesi halinin de aynı oranda arttırım nedeni yapıldığı nazara alındığında eylemin kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişi de olmak üzere toplam dört kişi ile birlikte gerçekleştirilmesi şeklindeki suça katılan kişi sayısının fazlalığı şeklindeki suçun işleniş biçimi gözetilerek TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından duruşma açılması nedeni yapılmamıştır." şeklinde eleştirilerde bulunmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Parmak izinin bulunmasının sanığın beyanı ile uyumlu olduğuna, .... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporunda, sanık ve suça sürüklenen çocuğun fotoğrafları ile kamera görüntüleri arasında yapılan incelemede, müspet ve menfi bir kanaat beyanında bulunulmasının mümkün olmadığının belirtildiğine bu nedenle sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı kanun’un 62. maddesindeki takdiri indirim sebeplerinin sanık hakkında uygulanmaması, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının ve lehe yasa maddelerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, parmak izinin bulunmasının suça sürüklenen çocuğun beyanı ile uyumlu olduğuna, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Oluş ve dosya kapsamına göre, sanık ve suça sürüklenen çocuğun, katılanların eskortluk yaptıklarını ve aynı ikametgahta birlikte kaldıklarını, dolayısıyla malvarlıklarının ayrı olduğunu bildikleri, ikisinin de üzerilerini ayrı ayrı aradıkları, katılan ...’in elinden telefonu, diğer katılanın telefonu ise şarjdan aldıkları ve her ikisinde çantalarını ve cüzdanlarını kurcalayıp ayrı ayrı para aramaları hususu birlikte değerlendirildiğinde, sanık ve suça sürüklenen çocuğun, suç işleme kasıt ve iradesinin iki katılanın ayrı ayrı malvarlığına yönelik paralarını ve cep telefonlarını almaya özgülendiği anlaşıldığından, mağdur sayısınca (iki kez) yağma suçundan hüküm kurulması gerekirken sanık ve suça sürüklenen çocuğun eylemleri bir bütün halinde tek yağma suçunu oluşturacağından bahisle bir kez nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, sanık hakkında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulamamasının isabetli olduğu, hükmedilen ceza miktarları nedeniyle diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında Bölge Adliye Mahkemesince eleştiride bulunarak vermiş olduğu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık ve suça sürüklenen çocuğun, aynı evde kalan iki katılanın ayrı ayrı üzerlerini arayıp telefon ve paralarını almaları; tek nitelikli yağma suçundan hüküm kurulmuştur.
Hukuki İlke: Suç işleme kastı her iki mağdurun ayrı malvarlığına özgülenmişse mağdur sayısınca (iki kez) yağma suçu oluşur; ancak aleyhe temyiz/istinaf bulunmadığından tek suçtan hüküm kurulması yalnızca bozma nedeni yapılır. Temel ceza TCK 61 ve 3/1 orantılılık ilkesine göre belirlenir.
Uygulama Sonucu: onama (tek suç kurulması aleyhe temyiz olmadığından yalnızca eleştiri konusu yapılmış)
Dava Strateji Notu: Birden çok mağdurun ayrı malvarlığına yönelen yağmada mağdur sayısınca suç oluşur; sanık lehine kesinleşmiş tek suç kabulü, aleyhe temyiz bulunmadıkça bozdurulamaz (aleyhe bozma yasağı/kazanılmış hak).