İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19096 Karar: 2025/5184 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19096 K.2025/5184

6. Ceza Dairesi 2023/19096 E. , 2025/5184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3556 E., 2023/1063 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka ayk

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19096 E. , 2025/5184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3556 E., 2023/1063 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka ayk

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19096 E. , 2025/5184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3556 E., 2023/1063 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur... Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır. Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir. Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (Hasan ... GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).” “Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (Hasan ... GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).” Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; Suç tarihinden önce katılan ve sanığın imam nikahlı evli olduğu ve cinsel birliktelik sırasında bir kaç defa görüntülerini kayda aldıkları, olay günü taraflar arasında tartışma yaşandığı ve sanığın mağdura ait cep telefonunu zorla aldığının sabit olduğu ancak sanığın cep telefonunu mağdurun kendisiyle cinsel birliktelik yaşadıkları sırada çekmiş oldukları görüntüleri yakınlarına göstermekle tehdit ettiğini, telefonu görüntüleri silmek için incelemek amacıyla aldığını beyan ettiği, mağdurun ise soruşturma aşamasında, "... telefonumu kendisine menfaat sağlamak için almadı bu telefonu bana göndermiş olduğu mesajları silmek için aldı." şeklinde mahkeme aşamasında ise; " ... beni kameraların olmadığı en arka tarafa çekti, karanlıktı orası, dövmeye devam etti, telefonumu bu sırada istedi. Ben vermek istemedim, telefonun şifresiyle birlikte istemeye devam etti..." şeklinde beyanda bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, "Katılandan, olay tarihinde sanığın cep telefonuna niye bakmak istediği, neden şüphelendiği, telefonla ne yapmak istediği ve kendisini ne ile suçladığı hususlarının, neler olduğu ayrıca ve özellikle sorulduktan sonra," sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekçesiyle ilk derece mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararının bozulduğu, bozma üzerine mağdurun bu kez " O dönemde aramızda bir kıskançlık olayı vardı, o nedenle telefonu almak istiyordu, ayrıca görüntüler var mıydı geçmiş zaman olduğu için hatırlamıyorum, telefonu alıp bakmak istiyordu, başkalarıyla görüşüp görüşmediğime bakacaktı, benden şifre istedi, ben şifreyi söylemeyince şifreyi kırdıracağım şeklinde konuştu, polisler bana telefonu iade ettiğinde ... yanlış hatırlamıyorsam telefonu açmıştı, ancak her şey telefonda olduğu gibi duruyordu, olayda gasp yoktu, hiç bir şeye dokunmamıştı," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla sanığın ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile atılı yağma suçunu işlediği yönünde delil bulunmaması şeklinde gelişen olayda sanığın tehdit ve müessir fiil suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi karar yerinde tartışılmadan yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla