Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/19633 E. , 2025/7422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1733 E., 2023/21 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, mala zarar verme, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi,
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/19633 E. , 2025/7422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1733 E., 2023/21 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, mala zarar verme, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen Yağma suçuna ilişkin hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafii, katılanlar vekilinin, temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; 1. Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Mayıs 2017 günlü Yağma Suçundan Kurulan Beraate İlişkin Hüküm Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık ... Hakkında Tehdit Ve Mala Zarar Verme Suçlarından, Sanık ... hakkında 08.06.2017 tarihli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyete İlişkin Hükümlere Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 3. Sanık ... Hakkında 09.06.2017 ve 11.06.2017 Tarihli Yağma Suçundan Kurulan Beraate İlişkin Hükümler Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz istemleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile Tebliğname'ye aykırı olarak HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 4. Sanık ... Hakkında 09.06.2017 ve 11.06.2017 Tarihli Yağma Suçundan Kurulan Beraate İlişkin Hükümler Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Senedin hukuka aykırı ele geçirilmediği kabul edilip beraat kararı verilmesi nedeniyle sonraki olayların bu senedin tahsiline yönelik olduğu, yağma konusunda tahmine dayalı iddianın haricinde başka delil de bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye itibar edilmemiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık yararına maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin, katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Dairesinin, 10.01.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “Beraat eden sanık ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin Hazineden alınarak sanık ...'e verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.