İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/708 K.2024/11763

Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Esas2023/708Karar2024/11763Tarih6 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.386 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2023/708 E., 2024/11763 K.

Karar tarihi
6 Kasım 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/2653 E., 2022/49 K
Suç
Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma
Hüküm
Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı

Karar Detayı

1.386 kelime·7 dk okuma

Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede.

Diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Ancak. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında sanığa ceza verilmesi için şüpheye yer vermeyecek şekilde eylemi gerçekleştirdiğinin ispatı gerekecektir. Bu ispat için öncelikle suçun işlenip işlenmediği sonra bir olayın kanuni unsurlarının belirlendiği şekilde işlenip işlenmediği ve son olarak da sabit olan bu suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tartışılması ve kesin olarak ispatı gerekir.

Tüm aşamalarda da "şüpheden sanık yararlanır" kuralının uygulanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/6-1147 Esas, 2018/519 Karar sayılı ilâmlarında "...

Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir..." şeklinde içtihatta bulunarak bu husus işaret etmişlerdir.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/6-110 Esas, 465 Karar, 2016/6-1157 Esas, 2017/239 Karar sayılı ilâmlarında da aynı hususlar teyit edilmektedir. Yani olayın oluşuna ilişkin şüpheli durum varsa burda da "şüpheden sanık yararlanır" kuralının uygulanması gerekecektir.

Hırsızlık, yağma, cinsel istismar gibi çoğu zaman ani gelişen veya suç işlemek için sanıkların önceden plan yaptıkları ve sonrasında yakalanmama adına delil bırakmamaya yönelik tedbirler almalarına göre bu tür suçlarda yan delil bulmada sıkıntılar olduğu açıktır. Çoğu zaman bu tür suçlarda elimizdeki tek delil sadece müştekilerin beyanından ibaret kalmaktadır.

Bu zorlayıcı nedenlerden dolayı aralarında husumet olmayan, çoğu zaman hiç tanımadğı ve iftira atması için neden bulunmayan müşteki beyanı sübutun ve sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin kabulünde yeterli kabul edilmektedir. Ceza yargısına hakim olan en temel ilke olan masumiyet ve şüpheden sanık yararlanır kuralları ceza adaleti bakımından başkaca hiçbir delil olmayan ve bulunma ihtimali olmayan hususlarda sanık aleyhine, müşteki lehine esnetilebilmektedir.

Bu belli zorluklar nedeniyle bir nebze kabul edilebilir.

Ancak başka türlü delil toplama imkanı olan olaylarda veya akla, mantığa veya olaya uymayan, kendi içerisinde tutarsız veya sürekli değişen ya da ihtilaflı başka bir konuda müşteki ya da yakınlarına açıkça yarar sağladığı, müştekiyi gerçekten sanık olmaktan çıkarıp müşteki haline sokabilecek, yani haksız durum yaratacağı aşikar olan soyut beyanların tek doğru kabul edilerek cezalandırma yoluna gidilmesi, masumiyet, silahların eşitliği ve şüpheden sanık yararlanır kurallarına açıkça aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Bu nedenle ispatı zor olan olaylarda akla, mantığa ve dosyadaki olaylara uyumlu denetlenebilir müşteki beyanına itibar olabilir ise de akla, mantığa, fenne ve dosyadaki olaylara uymayan helede başka türlü ispat imkanı varken sadece müşteki beyanıyla yetinilmesi halinde bu beyanın suçun aydınlatılmasına yönelik değil başka bir olayı örtme, iftira atma veya intikam alma gibi bir amaca yönelik olduğu şüphesi doğuranlara bu şüphe giderilmeden itibar edilmesi büyük haksızlık oluşturacak ve yargılama konusunda tüm yetkiyi ... olmadığı halde sadece taraf olması gereken görünüşteki müştekiye devredecektir.

Somut olayda, suça sürüklenen çocuk ...'ın yanındaki diğer erkek şahıs ile birlikte gece vakti hırsızlık amacı ile mağdurun evine girdikleri, evden mağdurun eşine ait içinde 1.000,00 TL para, nüfus cüzdanı, bir adet altın bileklik, bir çift küpe olan siyah renkli kol çantasını alarak salonun camından çıkarken mağdur ile karşılaştıkları,

olay yerinden ayrıldıktan sonra mağdurun evinde hırsızlık olayını görüp karşılaştığı bu kişilerin hırsızlık yapan kişiler olabileceğini düşünerek peşlerine düşmesi üzerine bu kez yanlarında suça sürüklenen çocuk ...'ın olduğu halde karşılaştığı suça sürüklenen çocuk ...'ün elinde eşinin çantasını görmesi üzerine polis çağıracağını söyleyerek çantayı istemesi üzerine suça sürüklenen çocuk ...'in elindeki makas ile mağdura vurarak boynunda yaraladığı, suça sürüklenen çocuk ... ve yanındaki kişinin olay yerinden kaçtığı, polisin olay yerine gelmesi üzerine,

suça sürüklenen çocuk ...'in olay yerinde yakalandığı bu şekilde suça sürüklenen çocuk ... ve yanındaki kişinin hırsızlık niyeti ile başlayan eylemlerinin daha sonra suça sürüklenen çocuk ...'in olaya katılması ve çalınan çantayı almak isteyen mağdura karşı makas ile vurmak suretiyle yaralaması şeklinde gelişen eylemin sonuç itibariyle yukarıda açıklanan cebir şiddet unsurunun oluşması suretiyle yağmaya dönüştüğü mahkemece kabul edilmiştir.

Mağdurun kolluk ek beyanında, suça sürüklenen çocuğun eve giren şahıslardan olmadığını belirttiği, suça sürüklenen çocuk İbrahimi kendisini makasla yaralayan şahıs olarak teşhis ettiği, suça sürüklenen çocuk İbrahimin aşamalardaki beyanlarında ısrarla ve istikrarlı bir şekilde suçu işlemediğini belirttiği, olaya ilişkin herhangi bir görüntü kaydı ve tanık beyanı bulunmadığı ancak yağmadan mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ... hakkında dava konusu olaya ilişkin yaralama suçundan mahkemenin ilk kararı ile mahkumiyet hükmü kurulduğu da dikkate alındığında,

şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından beraat hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde yağmadan mahkumiyet hükmü kurulması.

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞIOY Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/476 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-h , 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında daha önce verilen karar hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı, buna göre eski cezayı geçemeyeceği anlaşıldığından nitelikli hırsızlık, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen cezanın 6 yıl 4 ay olarak infazına şeklinde karar verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan redddine dair kararın dairemize gelmesi üzerine, Suça sürüklenen çocuklardan ... hakkındaki kararın dairemize gelmediği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise olay yerinde yakalanmadığı, hırsızlık yapmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiş ise de olay günü suça sürüklenen çocuk ... 'ın başka bir erkek şahısla birlikte mağdurun evine gittikleri, evden mağdurun eşine ait 1.000,00 TL para, nüfus cüzdanı, bir adet altın bilezik, bir çift küpe olan siyah renkli kol çantasını alarak salonun camından çıkarken mağdur ile karşılaştıklarını, daha sonra mağdurun hırsızlık yapan kişilerin bunların olduğunu düşünerek peşlerine düştüğü ve suça sürüklenen çocuk ... ile yanında ...'ı gördüğü ve suça sürüklenen çocuk ...'den eşine ait çantayı istemesi üzerine yanında bulunan suça sürüklenen çocuk ... makas ile mağdura vurarak, mağduru boynundan yaraladığı diğer suça sürüklenen çocuk ...'ün suça konu eşyaları alarak kaçtığı buna göre yağma suçunun bu anda oluştuğu, kendisine ait çantanın istenmesi durumunda bunu engelleyerek makasla onu yaralayan eyleminin yağma suçunu oluşturduğu, buna göre istinaf kararının onanması kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/708
Karar No
2024/11763
Tarih
6 Kasım 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/683 K.2023/9116
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/672 K.2023/9755
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/634 K.2024/10690
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/631 K.2023/9108
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/628 K.2024/10568
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/621 K.2024/2384

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.