Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2255 E. , 2025/7284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/129 E., 2023/153 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2255 E. , 2025/7284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/129 E., 2023/153 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar o yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar ... ve ...’a yönelik eylemi nedeniyle sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuş ise de, sanık ...’in ...’a yönelik eylemi nedeniyle ilk derece mahkemesinin 25.06.2015 tarihli kararı ile nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/501 Esas, 2019/1358 karar sayılı ilamı ile onama karar verilerek kesinleştiği, sanık ...’in katılan ...’a yönelik eylemi nedeniyle ise ilk derece mahkemesinin 06.09.2023 tarihli kararı ile nitelikli yağma suçundan beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet kararlarına karşı lehe temyiz isteminde bulunduğu, Sanıklar ..., ..., ..., ... müdafilerinin sanıklar hakkında zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarına yönelik temyiz isteminde bulundukları, Sanıklar ... ve müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... ve müdafii, ... ve müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... müdafii, ... ve müdafii, ... müdafii, ... ve müdafii, ... ve müdafii sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet kararına yönelik temyiz isteminde bulundukları, Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin sadece vekalet ücretiyle sınırlı olarak temyiz isteminde bulundukları anlaşılmıştır. Sanık Hüdai Şibe müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesindeki koşulları bulunmadığından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin ise, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’ un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında zamanaşımı nedeniyle kurulan düşme kararları, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet kararları ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin sadece vekalet ücretine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinin 1. cümlesinde, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçiminde düzenleme bulunduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olduğu, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı, dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ... hakkında suç örgütüne üye olmak suçundan düşme kararı verildiği, sanık ... hakkında ise bozma öncesi suç örgütüne üye olmak ve şikayetçi ...’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...’ a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelemesine gelince; 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...’a yönelik nitelikli yağma ve sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik nitelikli yağma suçu bakımından herhangi bir görüş bildirmeyen o yer Cumhuriyet savcısının, bu suç ve sanıklarla ilgili görüşü alınmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 216/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. 2. Katılan ...’ın Dairemizin bozma ilamından sonra 10.11.2020 tarihli dilekçesinde sanık ... tarafından maddi manevi tüm zararlarının karşılandığını, 26.01.2024 tarihli dilekçesinde ise sanık ... tarafından tüm zararının karşılandığına ilişkin dilekçeler ibraz etmiş olması karşısında suç ortaklarından biri tarafından yapılan iade/tazmine karşı açıkça karşı duruş sergilemeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel bulunmadığı da dikkate alınarak, katılan ...’ın Dairemizin bozma ilamından sonra 10.11.2020 tarihli dilekçesine istinaden sanıklar hakkında zararının kovuşturma aşamasında giderildiği kabul edilerek sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/3-2. cümle maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.