İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2260 Karar: 2024/12663 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2260 K.2024/12663

6. Ceza Dairesi 2024/2260 E. , 2024/12663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/160 E., 2015/541 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, ruhsatsız ateşli silahl

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2260 E. , 2024/12663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/160 E., 2015/541 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, ruhsatsız ateşli silahl

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2260 E. , 2024/12663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/160 E., 2015/541 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağmaya teşebbüs, ... olmayan yere tecavüz, bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma, resmi belgede sahtecilik, kasten yaralama, bir adet ateşli silah ve mutat sayıdaki mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletme, satma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme, ret suçtan zarar gören Maliye Bakanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret- Onama - Düzeltilerek Onama, Düşme, Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine, Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen ve gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz eden Maliye Bakanlığı'nın, ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçu yönünden davaya katılma ... olduğu, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize ... bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükme yönelik, sanık ... müdafiinin vekalet ücreti talebi yönünden temyiz itirazının incelenmesinde; Sanık ... müdafii 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde; Sanık müdafiinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik temyiz talebi bulunmadığından, beraat hükmünün temyizinde sanığın hukuki yararının bulunmaması nedeniyle, sanık müdafiinin temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, III- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 220/2-3. maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanıklar ..., ..., ...'a atılı aynı Kanun’un 154/1. maddesinde düzenlenen ... olmayan yere tecavüz, sanık ...'e atılı aynı Kanun’un 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçlarının kanunda öngörülen cezalarının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu, örgüte üye olma suçu yönünden zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık ...’nin savunmasının alındığı 03.10.2012 tarihinden sonra zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığı; dava zamanaşımının hükümden sonra temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesine göre, atılı suçlardan açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/2-a, 67/3 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince ayrı ayrı DÜŞMESİNE, IV- Sanık ... ve ... hakkında ruhsatsız mermi bulundurmak, sanık ... hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma ve bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara yüklenen 6136 sayılı Kanun’un 13/3, 15/1. maddelerinde düzenlenen ruhsatsız mermi bulundurmak, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma ve bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarının gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, V- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yağma, yağmaya teşebbüs, ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs, kasten yaralama, sanık ... hakkında yağmaya teşebbüs, sanık ... hakkında yağma, sanık ... hakkında yağma, yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ..., ... hakkında ... olmayan yere tecavüz, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 gün ve 2012/6-1490, 2013/59 Esas- Karar sayılı kararı ışığında; 5237 sayılı Kanun’un 220. maddesi kapsamında bir örgütün varlığından bahsedebilmek için en az üç kişinin suç işlemek amacıyla bir araya gelmesi, bu kişiler arasında devamlılık içeren katı veya gevşek bir hiyerarşik ilişki bulunması, bu kişilerin örgüt araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye muktedir olması gerekir. Suç işlemek için anlaşmada ise; suç işlemek üzere iradelerin bir araya gelmesi söz konusudur, burada da devamlılık vardır. Ancak örgütlenme yoktur. Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün varlığından bahsedebilmek için örgütün hangi suç ve/veya suçları işlemek amacıyla kurulduğu da tespit edilmelidir. Çünkü örgütün amacı bir suç programını gerçekleştirmektir. Yani belirsiz sayıda suç işlemektir. Suç sayılmayan ancak hukuka aykırılık teşkil eden fiilleri gerçekleştirmek için kurulmuş ise amacı kanunda suç olarak tanımlanan fiilleri işlemek olmayan bir örgütlenme bu anlamda suç örgütü olarak algılanamaz. Suç örgütü kurma ve yönetme ile örgüte üye olma, suçları yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı suç ve/veya suçların en azından hazırlık hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve/veya delil olmalıdır. Suç örgütü kurma bağımsız bir suç kabul edildiğine göre, amacı olmayan bir örgütlenmede suç örgütünün bir veya birkaç amaç suç işlemesi için kurulmalı ve suçların işlenmesine dair 5237 sayılı Kanun'un 220/1.maddesinde gösterilen unsurlar ile ilgili bulgulara ulaşılmalıdır. Suç işlemek için örgüt kurmak iştirak kavramına yakındır. Ancak birkaç noktada iştirakten ayrılır. İştirak şerikler arasında anlaşma net bir şekilde belirlenmiş olan bir veya birden fazla suç işlemek içindir. İşlenecek suçun sayısı, konusu ve mağdur bellidir. İştirak gereği suç işlendiğinde anlaşmanın gereği yerine gelmiştir. Yeni bir suç işleme söz konusu değildir. Suç işlemek için örgüt kurmada bir veya birkaç suç işlendikten sonra daha programlanmış suçları işlemek için örgüt devam eder. Örgüte iştirak eden failler işlenen suçtan dolayı iştirak gereği cezalandırılır, yani katkıda bulunana uygulanır. Örgüt kurucuları kendi başlarına veya başkaları ile anlaşma yapılmasını başlatandır. Faaliyeti ile örgütün doğmasına sebebiyet vermektedir. Örgüt yönetenler ise üst pozisyonda kollektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyen, koordine edenlerdir. Örgüte sonradan katılmak ile iş bölümü gereği bir görev üstlenen örgüt üyesi olur. Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen, yardım eden kişi de örgüt üyesi sayılacaktır. Suç örgütü vasıtasıyla suç teşkil eden fiil gerçekleşmelidir. Yasal dayanak olmaksızın yalnızca isnat edilen suçların aynı olduğundan bahisle (özellikle suç örgütü kurma veya yönetme adı altında) uygulama da yapılamaz. Bu bağlamda sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan beraat hükmü hukuka uygun bulunmuştur. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, VI- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ... müdafierinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İhaleye Fesat Karıştırmaya teşebbüs suçuyla ilgili olarak, 21.04.2010 ihale gününde emniyet görevlilerince düzenlenen tutanak içeriği, Mağdur ... isimli şahsın soruşturma beyanı, HTS raporlarına göre ihale günü sanıklardan ... tarafından mağdurun aranarak görüşme yaptıklarının tespiti ve tüm dosya kapsamından sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 235/2c-3a, 35. maddeleri gereğince mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, VII- Sanıklar ... ve ... hakkında yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mağdurlar ..., ... ve ...’in olaydan hemen sonra alınan kolluk beyanları, iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçtan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla