Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2806 E. , 2026/2412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/496 E., 2024/602 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hük
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2806 E. , 2026/2412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/496 E., 2024/602 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/348 Esas, 2022/543 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 31/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.02.2024 tarihli ve 2023/496 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin hazır olmadığı celsede katılanın dinlenerek savunma hakkının ihlal edildiğine, dosya içerisinde aralarında husumet bulunan katılanın soyut beyanlarını destekleyen somut delil bulunmamasına rağmen niçin katılanın beyanlarına üstünlük tanındığının karar yerinde gerekçesiz bırakıldığına, yaşı büyük şüphelilerin dosyasının getirtilip birleştirilmediğine, şüpheli ...'ın iş bu dosyada tanık olarak dinlenmesi gerektiğine, gerek katılanın kullanmakta olduğu suça konu cep telefonu gerekse de sanıkların kullandıkları cep telefonlarına ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmediğine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi uyarınca beraatine, kabule göre de, katılanın borcunun bulunması nedeniyle suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli yağma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2019/72 Esas, 2021/294 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun anılan suçtan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/715 Karar sayılı kararında özetle; "1- Müştekinin mahkemede huzurunda dinlenmediği görülmekle; olayın aynı zamanda tanığı olan müştekinin yöntemine uygun bir biçimde beyanının alınması, beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilememesi halinde ise müştekinin hangi anlatımına ne suretle üstünlük tanındığı da tartışılıp açıklanarak bir hüküm kurulması yerine, müşteki dinlenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Yaşı büyük şüpheliler ... ve ... hakkında yürütülen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/90570 soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin araştırılması, yaşı büyük olduğu için hakkında ayrı soruşturma yürütülen ... mahkemece tanık olarak dinlenilmesi ve neticesine göre SSÇ'nin hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulduğu, Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf itirazları yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, " şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 29.11.2022 tarihli kararı ile; suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.02.2024 tarihli ve 2023/496 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin anılan karara yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2019/72 Esas, 2021/294 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/715 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hüküm yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı, suça sürüklenen çocuğun temyiz hakkını etkilememiş ise de, genel olarak sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen ve 5 yılı aşmayan mahkumiyet hükümlerinin esastan reddine dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve sanıkların temyiz imkanının ortadan kaldırıldığı, oysa bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkumiyet hükmünün verilmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca verilen kararın temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı, sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele, tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/715 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Gaziantep Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/348 Esas, 2022/543 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, değişik gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.