Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3013 E. , 2026/1448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1993 E., 2024/379 K. SUÇ : Konutta yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarihli kararında, heyet üyelerinin kurum sicili
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3013 E. , 2026/1448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1993 E., 2024/379 K. SUÇ : Konutta yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.12.2023 tarihli kararında, heyet üyelerinin kurum siciline ve soyadlarına yer verilip, isimlerinin gösterilmemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232/2-b maddesindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/248 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, konutta yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2022/1993 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına, müvekkilinin yağma kastının olmadığına, mağdurların kovuşturma aşamasındaki beyanlarının dikkate alınarak müvekkil hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanığın yağma eylemini gece vakti, konutta ve silahla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin yanı sıra (a) ve (h) bendleri ile de uygulama yapılması ve aynı Yasa'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı bulunmuş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yeterli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre, ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.