Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/526 E. , 2025/11420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2292 E., 2023/2825 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkınd
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/526 E. , 2025/11420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2292 E., 2023/2825 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/2022 tarihli ve 2019/223 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-e, 62... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.09.2023 tarihli ve 2022/2292 Esas, 2023/2825 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılanı tanımadığı, diğer sanıkla da samimi bir ilişkisinin olmadığı, zor kullanarak para almadığı, atılı suçu işlemediği, katılanın soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, katılanın ilk ifadesinde zor kullanıldığından bahsetmediği, şüpheden sanığın yararlanacağı ve hükmün sanığın beraat etmesi yönünde bozulması talebine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanık hakkında kurulan hükmün somut bir delile dayanmadığı, soyut bilgiler ve müşteki beyanı dayanak yapılarak hüküm kurulduğu, katılanın ilk beyanında zor kullanılarak çantanın alındığından bahsetmediği şüpheden sanığın yararlanacağı, hükmün sanığın beraat etmesi yönünde hükmün bozulması talebine yönelik olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yani mağdurun rızasının failin ve/veya faillerin cebir ve tehdidi ile sağlanması halinde bu suç oluşur. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdidin, nitelik ve nicelik bakımından yağma suçunda aranan boyutta olması gerekir. Dolandırıcılık suçunda ise, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararı olarak kişinin kendisine veya başkasına icrai veya ihmali davranışlarla yarar sağlamasıdır. Dolandırıcılık salt mal varlığına karşı işlenen bir suç değildir. Mal varlığı yanı sıra irade ve karar verme özgürlüğünü korumaya yönelik bir suçtur. Dolandırıcılık suçunda mağdur yanıltılmaktadır. Yani dolandırıcılık suçu tipik bir hile suçudur. İrade hile ile fesada uğratılmaktadır. Mağduru hataya düşürecek kurnazca hareketler hiledir. Her hile ahlaka aykırı bir eylem olsa dahi her zaman cezalandırılan dolandırıcılık olması için suç tipinde belirtilen şekilde muhatabı hataya düşürmesi gerekir. Hata kişideki tasavvur ile gerçeği birbirine uymaması olup, hile: mağdurda hata hali oluşturacaktır. Mağdurdaki tereddüdü kuvvetlendirilmesi de onu hataya düşürmektedir. Hilenin kandıracak nitelikte olması gerekir. Kullanılan hile mağdurun durumu fail ile olan ilişki göz önüne alınıp kandırılmış ise olay bazında eylem dolandırıcılık olacaktır. Yalan: bilerek gerçek dışı bir hususun beyan edilmesidir, yalan toplumda güvenin kötüye kullanılmasıdır. Yalan söyleyen muhatabın güven ve iyi niyetini istismar eden kişidir. Fail söylediği yalanın kontrolünü engel olacak veya yalanın tespitini zorlayacak bir hareket yapmadıkça mücerret yalan hile olarak kabul edilmemektedir. Şayet beyanda bulunan gerçeği söyleme bakımından yükümlülük altında ise yalan güvenin kötüye kullanılmasında bir araçtır. Yalan kişi üzerinde etki yapması için söylenmiş ise hile olarak ele alınabilir. Yalan mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıran güven ortamı içinde ortaya konmalı fail mağduru istediği yöne çekmiş olmalıdır. Mücerret yalan dolandırıcılığın karakteristik unsuru olan hileyi meydana getirmez. Hilenin kandıracak nitelikte olup olmadığı olaysal değerlendirilmelidir. Olayın özelliği, mağdurun durumu, fail ile olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli yalanın denetim olanağı bulunup bulunmadığına da bakılarak belirlenmelidir. Duygusal veya manevi yönden uğratılan zarar gibi mağdura temin edilecek geleceğe yönelik kazanç tasavvurları bu suçun maddi unsuru olamayacağı gibi irdelemesi ve belirlenmesi objektif olarak mümkün olmayan hallerde bu suçun objektif unsurunu teşkil etmez. Her dolandırıcılık eylemi failin planladığı aldatıcı nitelikli hareketlere başlar ve bu aldatıcı hareket kişilerin birbiri ile olan ilişkilerinde iyi niyet ve güven kurallarını temelden ihlal eder. Mağduru hataya düşürecek, aldatıcı hareketlerin yapılması ve düşülen hata ile aldatıcı hareketler arasında nedensellik bağının da bulunması gerekir. Dolandırıcılık suçunun temel şekli 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinde yer almıştır. Nitelikli dolandırıcılık halleri 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinde yer almıştır. Nitelikli dolandırıcılık halleri Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde yer almıştır. Yağma, tehdit ve dolandırıcılık suçları ile ilgili olarak düzenlenen yasa normları ışığında, Somut olayın oluş şekline ve dosya içeriğine göre; katılan olay tarihinde alınan beyanında; "... ifademin başında söylediğim demirci ... ustanın yanında çalışmasından dolayı boş bulunarak içerisinde 100.000 TL olan ortası mavi yanları siyah olan sırt çantasını ...’a teslim ettim, şahısların ikisi birden ... camiinin yan sokağından yürüyerek yokuş aşağı inerek gözden kayboldular, yaklaşık 3 saat kadar şahısların gelmesini bekledim fakat şahıslar gelmediler, ...’ın kullanımında bulunan .... numaralı hattı defaten aradığımda numaranın kapalı olduğunu gördüm ve dolandırıldığımı anlayarak müracaat etmek amacıyla polis merkezine geldim..." diyerek gerçekleşen olayı anlattığı, katılanın sıcağı sıcağına alınan beyanında kendisine yönelik herhangi bir cebir veya tehditten bahsetmediği, kandırılıp hataya düşülerek 100.000,00 TL' si bulunan çantayı vermesi ile alınıp gidildiğini ve 3 saat beklediğini iddia ettiği, ancak; aşamalarda değişiklik göstererek, olay tarihinden yaklaşık 5 ay sonraki beyanında, "... bugün görevli polisler aradı, benim dosyamda firar olarak aranan ... isimli kişinin yakalandığını, ... isimli kişinin beni dolandıran şahıslar arasında olabileceğinden dolayı teşhis amaçlı olarak ... Amirliğine davet edildim... (3) numarada bulunan şahsın ise 'Kendisini ... olarak tanıtan ve 2 numaralı şahısla birlikte araçta bekledikleri esnada, elinde torba ile araca gelen ve araç içerisinde Sterlinleri gösteren, ... Caddesi üzerinde Caminin yanında arkadan elimi kıvırarak elimde bulunan paraları almaya çalışan şahıs olduğunu,' yine (2) numarada bulunan şahsın da ...'nin parayı almaya çalıştığı esnada arkadan gelerek diğer kolunu kıvıran şahıs olduğunu, 2.numarada bulunan şahsın kolunu kıvırması üzerine 3 numarada bulunan kişinin de paraları alarak aynı yöne kaçmışlardır..." şeklinde cebir tehdit iddiasında bulunmuş ise de sıcağı sıcağına alınan beyanları da dahil eylemin cebir veya tehditle gerçekleştiği konusunda delil bulunmadığından sanıkların eylemlerinin yağma suçunun unsurunu oluşturan cebir veya tehdit boyutuna varmadığı, katılanın iradesini sakatlamak saikiyle hareket etmek ve malvarlığına ulaşmak amacıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi 27.09.2023 tarihli ve 2022/2292 Esas, 2023/2825 Karar sayılı Kararının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.