Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5728 E. , 2025/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2502 E., 2022/1201 K. SUÇ : Yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5728 E. , 2025/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2502 E., 2022/1201 K. SUÇ : Yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2019/105 Esas, 2020/72 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2020/2502 Esas, 2022/1201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Sanıklar ... ve ... ile Tüm Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri "Sanığın yağma kastının bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğüne, kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına" ilişkindir. 2-Sanık ...'nin Temyiz İstemi "Sanığın suça iştirak iradesinin bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğüne, zamanaşımı süresinin dolduğuna, eksik soruşturmaya, kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, takdiri hafifletici nedenlerin dikkate alınmamasına, cezanın ertelenmemesine, özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilmemesine" ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanıkların Havza iline geldikleri ve sanıkların kurguladıkları plan dahilinde ... ilçesinde bulunan çay bahçesinde, mağdur ...'i görünce gözlerine kestirdikleri, sanık ...'in mağdurun yanına giderek ''İstanbul ilinden geldiğini ve Havza'da kendi evinde kadın pazarladığını'' ifade edip, kadın teklif etmesi üzerine mağdurunda sanık ...'in teklifini kabul ederek sanık ... ile birlikte ...'in yönlendirdiği bir binaya girdikleri, binanın girişinde bulundukları sırada kendilerini mağdurun haberi olmaksızın takip eden diğer sanıklar ... ve ...'un binanın içerisine girerek, mağdurun beyanına göre her iki sanığın polis kimliği göstererek kendilerini polis olarak tanıttıkları ve mağdura hitaben ''Utanmıyor musun lan! Bu yaşta karıya kıza gitmeye.'' diye mağduru korkuttukları, birinin ''çıkart lan! kimliğini.'' deyince mağdurun kimliğini çıkartarak sanık ...'a verdiği, sanık ...'un eli ile mağdurun pantolonunun cebine eline sokarak pantolonumun sağ arka cebinde bulunan araç ruhsat kabını, 470,00 TL parayı, kimliğini ve ... bankamatik kartını aldığı,sanıkların ''Seni emniyete götürürüz, fotoğrafını çekeriz, resmini gazeteye veririz, seni rezil ederiz.'' diyerek mağduru korkuttuları ve "Bize 1.800,00 TL para daha getireceksin. Bu parayı şehitler vakfına yatıracağız, seni de affedeceğiz.'' diyerek ayrıca 1.800,00 TL para istedikleri ve belirttikleri yere mağdurun getirmesini istedikleri ancak mağdurun parayı getirecek arabası ve parası olmadığını söyleyince, aldıkları paranın 100,00 TL'sini geri vererek, 1.800,00 TL parayı hazır etmek üzere müştekinin koluna girerek hep birlikte binadan dışarı çıktıkları ve plaka tanıma sistemleri kayıtlarına göre, derhal Havza ilçesinden ayrıldıklarının anlaşıldığı, Somut olayda; sanıkların aşamalardaki istikrarlı savunmalarında belli bir plan dahilinde olayı icra ettikleri, mağdurun aşamalardaki beyanında sabit olduğu üzere sanıkların polis olduğunu düşündüğü, polisten de çekinmesinin altında yatan sebebin kendisinin kadınlara gitme eyleminin duyulup rezil olması ve bu husustan dolayı ceza almasından korktuğundan dolayı rızası dahilinde parayı verdiğine ilişkin beyanları gözetildiğinde; mağdurun polislerin üst arama ve kimlik sorma yetkisinin de olduğu ve mağdurunda sanıkların bu yetkisine binaen üstünü arayıp kimliğini parasını aldıkları düşüncesi ile sanıkların bu eylemine yönelik iradesinin sakatlandığı ve bu nedenle sanıkların eylemlerine karşı rıza gösterdiği, sanıklar tarafından mağdura yönlendirilen eylemlerin, mağdurun direncini kırıcı ve korkutucu olmayıp, sanıkların polis kıyafeti içerisinde ve polis kimliği göstererek ve polislerin üst arama yetkisi kapsamında sergiledikleri eylemler neticesinde mağdurun sanıkların polis olmasına inanıp bu inancı dolayısıyla iradesinin sanıklar tarafından hile unsuru ile sakatlanarak mağdurun sanıkların eylemlerine rıza gösterdiği, sanıkların eylemlerinin mağdurun direncini kırıcı ve korkutucu niteliğe haiz olmadığı, sanıklar tarafından mağdura yönlendirilen eylemlerin yağma suçunda aranan cebir, şiddet, tehdit boyutuna ulaşmadığı, zira mağdurun sanıkların kendisine yönelik eylemlerinin yağma suçunun unsuru olan kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleşeceğine dair korkusu olduğuna dair beyanının olmadığı, mağdurun sanıkların polis olması,sanıkların kendisini emniyete götüreceklerini düşünmesi, uygunsuz bir şekilde yakalanmış olmasının etraftan duyulup rezil olacağı ve ceza alacağı korkusu ile (ki bu korkunun yağma suçundaki unsurları olan hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik cebir veya tehdit sonucu oluşan korku olmadığı) sanıkların eylemlerinin belli bir plan dahilinde mağduru kendilerinin polis olduğuna dair aldatarak yani hileli davranışlar sergileyerek mağduru aldatıp menfaat temin etmeye yönelik olduğu, sanıkların ellerini mağdurun pantolonuna sokma eyleminin yağma suçundaki cebire vücut vermeyeceği, bu kapsamda sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinde düzenlenen kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçuna sübut verdiği düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.